Cuma namazı farz-ı ayındır. Farz olduğu, Kitap, Sünnet ve icmâ ile sa­bittir. Kur’ân-ı Kerîmin 62. sûresi, cuma namazından bahsettiği için Cuma sûresi olarak adlandırılmıştır.

Bu sûrede yüce Allah şöyle buyurmuştur: Ey iman edenleri Cuma günü namaza çağırdınca Allah’ı anmaya (namaza) koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Na­maz kılınınca yeryüzüne yayılın da Allah’ın lutfunu arayın ue Allah’ı çok çok anın ki felah bulaşınız. [484]

Hadis kitaplarında gerek cuma namazının fazileti, gerekse kuvvetli bir farz olduğu ve bu namazı özürsüz olarak terletmenin büyük günah sayıldığı konusunda sahih hadisler bulunmaktadır.

Allah, önemsemediği için üç cumayı terkeden kimsenin kalbini mühürler.” [485]ve “Birtakım kimseler, ya cuma namazını terketmekten vazgeçerler ya da Allah onların kalplerini mühürler ve artık onlar gafillerden olurlar [486]

Hz. Peygamber’in cuma namazını ilk defa hicret esnasında, Medine yakınlarındaki Rânûnâ vadisinde Salim b. Avf kabilesini ziyaretleri sırasında oradaki namazgahta kıldırmış olduğu bilginlerce kabul edilmektedir. Öte yandan, kaynaklarda daha hicretten önce Es’ad b. Zürâre’nin Medine’de cuma namazı kıldırdığı kaydedilmektedir. Bu durum karşısında cuma namazının ne zaman farz kılındığı hususunda iki farklı rivayet ve görüş ortaya çıkmıştır. Bunlardan birincisine göre cuma namazı Mekke’de farz kılınmış olmakla birlikte müşriklerin baskıları yüzünden orada kalınamamıştır. Diğer rivayete göre, cuma namazı hicret esnasında farz kılınmıştır ve ilk cumayı Hz. Peygamber Rânûnâ vadisinde kıldırmıştır. Bu rivayeti benimseyenlere göre, Es’ad b. Zürâre’nin cuma namazı kıldırması uygulaması farz değil, nafile hükmü kapsamındadır.

Bütün müctehidlere göre cuma namazı farz-ı ayın olup, Resûlullah zamanından itibaren farklı görüş açıklanmadığı için, bu hususta icmâ meydana gelmiştir.

Cuma namazı, cuma günü öğle namazı vaktinde kılınan ve farzı iki rek’at olan bir namazdır. Bu namazdan önce hatibin hutbe okuması namazın sıhhat (geçerlilik) şartlarındandır. Cuma namazı o günkü öğle namazının yerini tutar.

İLMİHAL

[484] el-Cum’a: 62/9-10.

[485] Ebû Dâvûd, “Salât”, 204; İbn Mâce, “îkâmetü’s-salât”, 93; Tirmizî, “Cum’a”, 7; Nesâî, “Cum’a”, 2.

[486] Müslim, “Cum’a”, 12; Nesâî, “Cum’a”, 2.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close