Türk hat sanatı, 19. Yüzyılda en mükemmel seviyeye ulaşmış ve aynı mükemmellik artarak 20. Yüzyıla geçmiştir. Asrın ikinci yarısında, sülüs-nesih yazılarında, birbirinden ayrı iki lâtif üslûp hakimdir. Birincisi, Kazasker Mustafa İzzet Efendi ve onun yetiştirdikleri: Şefik, Muhsinzade Abdullah ve Abdullah Zühdi Beylerle, Hasan Rıza, Burdurlu Hafız Osman ve Haydarlı Ali Efendilerdir.
Bu mükemmel üslûbun diğer bir temsilcisi de Mehmed Şevki Efendi’dir. Yetiştirdiği Bakkal Arif ve Fehmi Efendilerle, bu üslûp da 20. Yüzyıla letafetle geçmiştir. Bunlar arasında Haşim Efendi çırağı Yahya Hilmi Efendi, nesih hattında unutulmayacak bir isimdir.(1)

Kültürümüze müspet manada katkıda bulunan, hayatını sanat ve ilim dalına adamış nice sanatkârlarımız, nice ilim adamlarımız mevcuttur. Bunların bir kısmı, tarihe ilgisiz kalışımız yüzünden unutulup gitmiş; bir kısmı da unutulmaya yüz tutmuştur. Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı sayıldığı ülkemizde, ezelden ebede kadar hayatımıza düstur edindiğimiz Kur’an-ı Kerim’i yazıp çoğaltanların nezdimizde ehemmiyeti olmayacak mıdır?

Elbette ki olmalıdır ve olacaktır da. Kültürümüze katkıda bulunanları, milletimize hizmet edenleri nesilden nesile tanıtmak bizim için önemli bir görev olmalıdır. Bu itibarla kaleme almış olduğumuz,  Kur’an-ı Kerim yazan hattatımız Hasan Rıza‘yı tanımaya çalışacağız.

Hasan Rıza Efendi, 19. Yüzyılın sonu ile 20. Yüzyılın başında yaşamış hattatların en değerlilerinden biridir. Özellikle nesih yazı türünde başarı gösteren Hasan Rıza, ayet-berkenar mushafıyla tanınan Osmanlı hattatıdır.

1849 yılında Üsküdar’da doğdu. Babası Tırnova eski posta müdürü ve Mustafa Reşit Paşa’nın kilercisi Ahmed Nazif Efendi’dir. İlk tahsil yıllarından itibaren hüsn-i hatta ilgi duydu. 1865’de Muzika-i Hümayun’a kaydedildi. Burada hüsn-i hat muallimi Mehmed Şefik Bey’den meşke başlayan Hasan Rıza on altı arkadaşıyla beraber icazet aldı. Şefik Bey, onun Kazasker Mustafa İzzet Efendi’den de faydalanmasını sağladı. Ta’lik hattını Sami Efendi’den öğrendi. 1871’de Muzika-i Hümayun imamlığına tayin edildi. 1876’da hac farizasını eda etti. Şefik Bey’in Sultan V. Murad’a yakınlığından dolayı emekliye ayrılması üzerine Muzika-i Hümayun hat muallimliğine getirildi.

Hasan Rıza Efendi, Muzika-i Hümayun’dan hüsn-i hat dersi kaldırılınca imamet vazifesini sürdürdü. 1908’de padişah mevlidhanları arasına katıldı. 31 Mayıs 1914 tarihinde açılan Medresetü’l-Hattatin’in (Hattatlar Okulu) sülüs-nesih hocalığına tayin edildi. Ancak gözlerindeki rahatsızlık yüzünden bir süre sonra bu görevinden ayrılmak zorunda kaldı. 1916 yılında çıkan yangında evi yandıktan sonra taşındığı evde 1 Mart 1920 tarihinde vefat etti. Oturduğu ev de ölümünden iki gün sonra yanmış, ancak eserleri kurtarılmıştır.

Sülüs, celi sülüs, ta’lik, celi ta’lik yazılarıyla da bir hayli eser vermiş olmakla beraber, Hasan Rıza Efendi’nin   en çok başarı kazandığı nesih hattıdır. Nesihle yazdığı mushaflar, harflerinin güzelliği kadar rahat okunabilmesi, harekelerinin isabetli yerlere konulması bakımından da erişilmesi güç bir mükemmelliktir. 1878-1912 yılları arası Hasan Rıza Efendi’nin sanat hayatının en verimli devresidir. Bu devrenin sonlarında Sultan Reşad’ın arzusuyla yazdığı sekiz ciltlik eser onun en görkemli eserleri arasında sayılabilir. Ayrıca muhtelif boyutlarda yazdığı sayısız hilye-i saadet levhaları arasında çok büyük olanlarının müstesna bir yeri vardır.

Hasan Rıza Efendi, asıl şöhretini basılmak üzere yazdığı “âyet-berkenar” mushafla kazanmıştır. Bu mushafı, eczalı kağıda eczalı mürekkep kullanarak özellikle hıfza çalışanlara kolaylık sağlamak üzere hazırlamıştır. Ayetleri, sayfa başında başlayıp sonunda bitecek şekilde düzenleyip (berkenar tertip), her sayfasını on beş satır olarak yazmıştır. Matbaa-i Amire baskısı 1884’den itibaren birçok defa basılmış, fakat bu basımlar yüzünden yazısı bazı özelliklerini kaybetmiştir.(2)
Hasan Rıza Efendi on dokuz Kur’an-ı Kerim yazmıştır ki, her biri diğerinden güzeldir. Cihangir camiinde levhaları, Sultan Selim camii için yazdığı büyük hilye-i saadet, Söğüt’teki camide ve Mekke’de Makam-ı İbrahim’de asılı bulunan ilk dört halife’nin isimleri, muhtelif yerlerde görülen yazılarından bazılarıdır. Etrafı rokoko süslemeli, büyük boyda, Türkçe tercümesi ile Şems sûresi Sakıp Sabancı Bey’in koleksiyonundadır.(3)

İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal, Hasan Rıza Efendi’den terceme-i halini istemiş “Müddet-i Hayatımda Biavnillâhi Teâlâ Tahrir ve İkmâline Muvaffak Olduğum sâr” başlığı altında aşağıdaki satırları yazmıştır. On dokuz Kelâm-ı Kadîm yazdım. Yazdıranların isimleri:

1. Sultan Mehmed Reşad
2. Muzika-i Hümayun binbaşılarından Mahmud Paşazâde Hacı Said Bey
3. Esbak Şeyhulislâm Hasan Efendi’nin mektupçusu eniştem Giresunlu Mustafa Rüşdî Efendi
4. Muzika-i Hümayun miralaylarından Mehmed Şah Bey
5. Muzika-i Hümayun mülâzımlarından Hacı Behcet Efendi
6. Muzika-i Hümayun mülâzımlarından Hacı Cemal Bey
7. Esbak Başmâbeynci Osman Bey
8. Sır kâtibi Mustafa Paşazâde Bekir Bey
9. Ser kâtib-i Şehriyâri Süreyya Paşa
10. Valide Sultanın kethüdası Hacı Said Bey
11. Sadr-ı Esbak Cevad Paşa
12. Esbak Seraskeri Ali Saib Paşa
13. İkinci defa Başmâbeynci Osman Bey
14. Başmabeyncizâde Cevad Bey
15. medii Divanı Hümayun Mehmed Ali Bey
16. Dârüsseâde Ağası Abdülgani Ağa
17. Hazine-i hassa Müsteşarı Halis Bey
18. Sipariş yazılan küçük kıt’a
19. Bu maddedeki şahıs ismi bildirilmemiştir.

Bunların haricinde “Divan-ı Hasan Rızâü’l-Halvetiyü’l-Şabânî” adlı altmış dört sahifeden ibaret bir divançesi vardır. Mutasavvıfane nazmları vardır. Hicri 1309’de tamamladığına dair tarihler yazmıştır. “Şeyhimiz, azizimiz Evkâf-ı Hümayun Evâmir Müdürü Kastamonulu Halil Rifat Efendi’nin 29 Receb 1309’da dâr-ı bekâya teşrifleri” diyerek tarih tanzim etmiştir. On yedi kişiye icazet vermiştir.(4)
Diyanet İşleri Başkanlığımız, halkımızı dini konularda aydınlatıcı kitapların yanı sıra  Kur’an-ı Kerim basımını da gerçekleştirmektedir. Bunlardan en meşhur olanları Kayışzâde Hafız Osman ve Hasan Rıza hattı’dır. Başkanlığımız Mushafları İnceleme Kurulu Başkanlığı’ndan aldığım bilgilere göre; Hasan Rıza hattı Kur’an-ı Kerim bugüne kadar 214 defa da takriben 6.420.000 adet basılmıştır.

1 Rado, Şevket, Türk Hattatları, 191.
2 TDVİA, 16/344-345; İbnü’l-Emin Mahmud   Kemal İnal, Son Hattatlar, 332.
3 Rado, a.g.e., 249-250; Cenap Yazansoy-  Prof. Dr. Abdülkadir Karahan, Sabancı Hat   Koleksiyonu, Akbank Yay., 1985.
4 İbnü’l-Emin Mahmud Kemal İnal, a.g.e., 334- 335.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close