Bunlar Hz. Peygamber’in mescidinde bir gölgelikte vakitlerini geçirirlerdi. Burasına suffe denirdi.

Kamus’ul Muhit sahibinin bildirdiğine göre ashab-ı suffe İslâm’ın misafirleri idi. Bunlar Hz. Peygamber’in mescidinde suffe denilen gölgelikte barınırlardı.

Bazı rivayetlerde tasavvuf çul arın suffe ashabından geldiği söylenmiş, suffe ashabının dünya yaşantısına aldırmayıp zühd ve takva içinde yaşamakta örnek oldukları bildirilmiştir.

Tûsi’nin bildirdiğine göre suffe ashabının sayısı üçyüzden fazla idi. Bunlar malı mülkü olmayıp, ticaretle de meşgul olmazlardı. Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre bunlar eski ve ucuz giysiler giyer­lerdi, (kimisinin giysisi ise boyuna göre) kısa olurdu. (Çoğu keresinde) yemekleri hurma ve sudan öteye geçmezdi.

Hz. Peygamber’in suffe ashabı ile arkadaşlık ettiği, onlarla oturup yemek yediği, insanları onlara ikram edip değerlerini takdir etmeye teşvik ettiği rivayet edilmektedir.

Rasûlullah’ın bulunduğu yerde suffe ashabından oturanlar varsa, onlar kalkmadan yerinden kalkmadığı söyleniyor. Rasûlullah suffe as­habından birisi ile tokalaşırsa, tokalaştığı kimse elini bırakmadan elini çekmezdi.

Hz. Peygamber zenginleri bu fakir insanların yemek ihtiyaçlarını karşılamaya teşvik ederdi. Bir zenginin bunlardan üç, dört, beş kişinin yiyeceğini temin ettiği olurdu.

Sa’d b. Muaz suffe ashabının yiyecek ihtiyacını en çok karşılayan kimse idi. Bir keresinde bunlardan seksen kişiyi evine götürerek ye-meklemişti.

Lüma isimli eserde ifade edildiği üzere Bakara/273, Kehf/28 ve En’am/52 ayetlerinde sözü edilenler suffe ashabıdır.

Suffe ashabı kendilerinden bir görev istendiğinde bunu yerine ge­tirirler, ödevlerinde kusur etmezlerdi. (Allah yolunda) cihada çağırıl­dıklarında olanca gayretlerini sarf ederek cihada katılırlardı.

Hakkında Hz. Peygamber’in Allah tarafından -Abese suresinin baş tarafında bildirildiği üzere- uyarıldığı Abdullah b. Ümmü Mektum da suffe ashabmdandı. Abese suresinin ilk ayetlerindeki uyarı geldik­ten sonra Hz. Peygamber İbn Ümmü Mektum’u gördüğünde: “Rabbi-min uğrunda beni uyardığı adam, merhaba! Bir ihtiyacın varsa yerine getireyim” derdi.

Suffe ashabının biyografini Öğrenmek için Ebu Nuaym’ın Hıl-yeî’ul Evliya adlı eserine başvurulabilir. Bu eserden onların pek çok özellik ve ahlaklarını, hayatlarında yaşadıkları olayları öğrenir, dünya hayatında nasıl zühd ve takva örneği verdiklerini görürüz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close