Dua etmek dinimizde meşru ve güzel bir şeydir. Diriler için dua edilebileceği gibi ölü için de dua edilir.

Kur’an’ı okuyan kimse, okuduğunun sevabını, dilediği diri veya Ölüye bağışlayıp Allah’tan bu sevabı o kimseye vermesini istese, bunun ölüye veya diriye ulaşacağını pek çok ilim adamı kabul etmiştir. Bu­nun dayanağı, yapılan şeyin bir çeşit dua olup, duanın İslâm dininde meşru bulunmasıdır. Nitekim Hz. Allah şöyle buyuruyor:

Bana dua edin, sizin duanızı kabul edeyim. (Gâfir/60)

Şu kadar ki sevabı bağışlanan okumanın ücretsiz Allah rızası gö­zetilerek yapılmış bir okuma olması gerekir.

Fıkıh âlimlerinden bazıları ölmüş kimsenin diğer ibadetlerden de (sevabı kendisine bağışlandığı takdirde) faydalanacağını söylemişler­dir. Bu ibadetler arasında en faziletlisi Kur’an okumaktır.

İbn Teymiye şöyle diyor:

Ölen kimse (sevabı kendisine verilmek üzere yapılan) namaz, oruç, Kur’an okuma gibi tüm bedeni ibadetlerden faydalanır. Ni­tekim sadaka gibi mal ile yapılan ibadetlerden, dua ve istiğfardan da faydalanır.

Bir hadiste: “Ölülerinize Yasin suresini okuyunuz” buyurulmuştur. Fakat bu hadisin isnadında bir takım sözler söylenmiştir.

Bir diğer hadiste: “Cenazenin namazını kıldığınız zaman ona sa­mimiyetle dua ediniz” buyurulmuştur. Bu, duanın ölen kimseye fayda­sı olduğunu göstermektedir. Böyle olmasaydı Hz. Peygamber cenaze için dua edilmesini emretmezdi.

Fıkıh bilginleri diyor ki: Bir kimse vefat eden biri için yemek ye­dirmek suretiyle sadaka verse, Allah’ın lütuf ve keremi ile bunun seva­bı Ölen kimseye ulaşır.

Rivayet olunduğuna göre bir adam Hz. Peygamber’e: “Annem ve­fat etmişti. Onun için sadaka versem, ona faydası olur mu?” diye sormuş Hz. Peygamber ona “evet” cevabını vermiştir. Bunun üze­rine soruyu soran adam: “Benim bir bahçem var. Seni şahit tuta­rak söylüyorum ki bahçeyi annem için sadaka olarak veriyorum” demiştir.

Şu kadar var ki günümüzde pek çok kimsenin alışkanlık haline ge­tirdiği ölen kimse için perşembe günü (cuma gecesi), kırkıncı (veya el­li ikinci) gün ve sene-i devriye gibi merasimler düzenlenmesi ve bu merasimlerde Kur’an, ilahi gibi şeyler okumak üzere ücretli okuyucu tutmak Hz. Peygamber Samanında olmayan şeylerdir. Bundan dolayı pek çok fıkıh âlimi, bunları insanların alışkanlık haline getirdiği bid’atlerden saymışlardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close