Aslında Kur’an okumak, dinimizde büyük ibadetlerden biri, Allah’a yapılan taatlarm en değerlisidir. Yüce Allah ve Rasûlü Kur’an okumaya en büyük dereceleri vaad etmişlerdir. Hz. Peygamber şöyle buyurur:

Kur’an Allah’ın (ikram) sofrasıdır. Gücünüz yettiğince bu sofra­dan istifade edin.

Vefat etmiş kimseye Kur’an okumaya gelince: Mâlikî mezhebin­de şu bilgilere rastlıyoruz: Vefat eden kimse, kendisi adına yapılan sa­dakalardan faydalandığı gibi, “Allahım ona rahmet eyle” gibi dualardan da faydalanır. Bu hususta görüş birliği vardır.

Fakat ölen kimseye, sağ olanlar tarafından namaz, oruç gibi beden ile yapılan ibadetlerin bir faydası olmaz. Şu kadar ki aynı mezhepte bu kabil ibadetlerin sevabı ölüye bağışlanırsa seva­bın ona ulaşacağını söyleyenler de vardır. Hatta kabrin başında yapıla­bilecek en iyi şeyin Kur’an okumak olduğunu söylemişlerdir.

Daha önce aynı konuya ait bir soruya cevap verirken Hanbelî mezhebi imamlarından İbn Teymiye’den şu bilgileri aktarmıştık: “Ölü, sadaka gibi mâli ibadetlerin sevabından faydalandığı gibi, okunan Kur’an’dan da fayda görür.”

İbn Teymiye’nin talebesi İbn’ul Kayyım da şöyle diyor: “Vefat eden kimseye hediye edilebilecek en faziletli şey onun nâmına verile­cek sadaka, onun için yapılacak dua ve istiğfar ve onun yerine haccet­mektir. Kur’an okuyup, sevabını ölüye bağışlamak da, oruç ve haccın sevabı gibi ölüye ulaşır.”

Soruyu soran kardeşimizin gönlü rahat olsun; yakının vefatın­dan sonra Kur’an okumakla meşgul olmak suretiyle önce kendisi fay­dalanmıştır.

Cenab-ı Hak’tan ümidimiz odur ki bu ibadeti kabul edecek ve yakınıda de bundan faydalanacaktır. Allah her şeyi hakkiyle bilen ve her şeyden haberdar olandır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close