İslâm’ı tebliğ eden Hz. Muhammed(s.av) yaratılmışların en fa­ziletlisi ve kulların en şereflisidir.

O peygamberlerin efendisi, âlemle­re rahmettir ve peygamberlerin sonuncusudur. O rahmet sahibi ve üm­metine acıyan bir Peygamber’dir. O müjdeci, uyarıcı ve her tarafı ay­dınlatan bir kandildir. O büyük bir ahlâk sahibi ve alınları nur ile par­layanların önderidir. Hz. Muhammed yol gösterici bir nebi ve rasûldür. O temiz bir insan, günaha bulaşmaktan korunmuş ve insanlığın öğret­meni olmuştur. O insanlık âlemi için en yüksek düzeyde mükemmel bir örnektir. Fakat o Allah değildir. Allah’ın önünde diğer insanlarla eşittir. Olaylar karşısında, bir şeyi var etme veya yok etmede, fayda ve zarar vermede diğer insanlardan bir farkı yoktur.

Biz bu sözleri kendiliğimizden söylüyor değiliz. Aynı zamanda

bunları bir grup veya cemaata saldırmak ve onları hesaba çekmek için de söylüyor değiliz.

Bu söylediklerimiz en kutsal kaynak olan Kur’an’dan alınmadır.

Hz. Allah’ın Peygamber’ini nasıl tanımladığını aşağıdaki ayetlerde gö­rüyoruz: senin yapacağın bir şey yoktur. (Âl-i İmran/127) Muhakkak sen öleceksin. Onlar da ölecekler. (Zümer/30)  (oku veya silahı) attığın zaman sen atmadın, fakat Allah attı. (Enfal/17)

Muhammed ancak bir Peygamber1 dir. Ondan önce de peygamber­ler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse, gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz. Kim (böyle) geri dönerse Allah’a hiç bir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah, şükredenleri mü-kafatlandıracaktır. (Âl-i İmran/144)

Peygamber’e düşen (vazife) ancak duyurmadır. Allah açıkladığını­zı da, gizlediğinizi de bilir. (Maide/99)

Allah’ın izni olmadan hiç bir peygamber için mucize getirme im­kanı yoktur. (Ra’d/38)

De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben sadece beşer (olan) bir pey­gamberim.” (İsra/93)

Bu ayetlerden alıyoruz ki her şey Allah’ın elindedir. Peygamber de Allah’ın kullarından bir kuldur. Peygamber’in kul olması, Allah’ın ya­rattıklarının en yücesi olmasına ve kullarının Allah’a en yakını olması­na bir engel değildir.

Bu itibarla Allah’ın kulu olduğumuzu ortaya koymak, tevhid aki­desinin yüceliğini belirtmek ve âlemlerin rabbi olan Allah’a karşı ihlas-lı olmak için istediklerimizi sadece Allah’tan istemeli, başka hiç bir kimseden istememeliyiz. O Allah, istekte bulunulacak en çok kerem sahibi ve en çok ümid beslenecek zât-ı bâridir.

Bizzat Peygamber bizlere bunu öğretmiş ve emretmiştir: İstediğinde Allah’tan iste. Yardım dilediğinde bulunduğun zaman sadece Allah’tan yardım dile. O şerefli peygamber -Allah’ın selamı ve bereketi onun üzerine ol­sun- başka hiçbir kapı için Allah’ın kapısının terkedilmesinden asla hoşnut olmazdı. Hak’tan ötesi olsa olsa sapıklık olur.

O büyük Peygamber’in durumu böyle olunca, Peygamber’in dışın­dakilerin durumunu varın siz düşünün.

O halde bir şeyin olmasını, bir ihtiyacın giderilmesini, bir hasta­nın iyileşmesini -ister ölü, ister diri olsun evliyadan istememiz caiz olamaz. Her husustaki isteğimizi ancak, bir olan Allah’tan istemeliyiz. (Aksini yapanlar varsa) bırak onları sapıklıklarında dolaşıp dursunlar.

Peygamber (s.a) vefat etmiştir. O’nun vefatından sonra Hz. Ebu-bekir şunları söylemiştir:

“Muhammed’e tapan varsa (bilsin ki) Muhammed ölmüştür. Her kim de Allah’a tapıyorsa (bilsin ki) O ölmez, ebedî diridir.”

Hz. Peygamber vefat etmek suretiyle dünyadan âhirete göçmüş bulunmaktadır. Fakat buna rağmen o, kabrinde (kendisine mahsus bir surette) diridir. Zira şehitler hakkında Allah şöyle buyuruyor:

Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar di­ridirler. Rableri katında azıklara mazhar olmaktadırlar. (Âl-i İm-ran/169)

Hz. Peygamber’in şanı şehitlerden daha yüce, onlardan daha fazi­letlidir. O halde Hz. Peygamber de kabrinde diridir. Lâkin bu diriliğin mahiyetini biz bilemeyiz. O hayat, bizim hayatımıza hiç bir yönden benzemez. Sonra, o hayatın gerçeğini bilmemiz de çok önemli değildir.

Allah dilediğini dosdoğru yola iletir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close