Evet, ölümden sonra insana Allah’ın lütfü ve keremi ile fayda veren bir takım işler vardır.

Bir kimsenin öğretmek veya yazmak suretiyle arkasında bıraktığı ilim -ki bununla ya bir sünnet canlandırılıp yaşatılır, veya hidayete ça­ğırma eylemi gerçekleştirilir- ölümünden sonra insana fayda veren iş­lerin başında gelir.

Nitekim Müslim, Ebu Dâvud ve Tirmizî’nin rivayet ettiği hadiste şöyle buyurulmuştur:

Her kim bir hidayete çağrıda bulunursa, o yoldan gidenlerin seva­bı, çağrı yapana verilir. O yoldan gidenlerin sevabından da bir şey eksilmez. Her kim de bir sapık yola çağrıda bulunursa, o yoldan gidenlerin günahı, çağırana verilir. O yoldan gidenlerin günahın­dan da bir şey eksilmez.

Müslim ve Tirmizî’nin rivayet ettikleri hadis de (buna yakın olup) şöyledir:

İslâm dininde her kim güzel bir yol (çığır) açarsa, o yoldan giden­lerin sevabı, ilk defa o güzelliği ortaya koyana verilir. O yoldan gidenlerin sevabından bir şey eksilmez.

Her kim de İslâm dininde kötü bir çığır açarsa, bu çığırdan giden­lerin günahı, o kötülüğü ilk yapana verilir. O kötülüğü yapanların günahından hiç bir şey eksilmez.

Avf b. Müzenî’den rivayet olunduğuna göre Hz. Peygamber Bilâl b. Hâris’e: “Şunu iyi bij!” dedi. O da “Neyi bileyim?” deyince şöyle buyurdu:

Şunu bil ki her kim benim vefatımdan sonra yok edilmiş bir sün­netimi canlandırır, hayata geçirirse, o sünneti yapanların sevabı­nın benzeri onu canlandırana verilir. O sünneti yapanların seva­bında da bir eksiklik olmaz.

Her kim de Allah ve Rasûlü’nün hoşnut olmadığı bir bid’at ve sa­pıklık ortaya koyarsa, bu sapıklığı yapanların günahı onu ilk orta­ya koyana olur. Fakat bunu yapanların günahından da bir şey ek-sıimez.

Vefatından sonra insana faydası olan başka işler de vardır. Bunla­ra aşağıdaki iki hadiste işaret edilmiştir.

Bunlardan birincisi Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî ve Neseî’nin ri­vayet ettiği hadis olup şöyledir:

insanoğlu öldüğü zaman yaptığı iş(lerden dolayı sevap alması) kesilir. Ancak üç (tip) kişinin ölmesine rağmen sevabı kesilmez:

  1. Sadaka-ı câriye (yani sürekli, devamlı hizmet eden vakıf, cami, okul, yol ve benzeri işler) yapanlar,
  2. Faydalanılan (kitap ve benzeri) ilim eseri ortaya koyanlar,
  3. Kendisine hayır dua edecek (veya edilmesini sağlaycak) evlat yetiştirenler.

İkinci hadisi ise İbn Mâce ve Beyhakî rivayet etmiş olup şöyledir:

Vefatından sonra müslümana, hayatta iken yaptıklarından ulaşa­cak olanlar şunlardır: Öğrendiği ve yaydığı ilim, arkada bıraktığı iyi bir evlat, miras bıraktığı mushaf, yaptırdığı cami, yoldan ge­çenlerin barınması için yapılmış konaklama yeri, insanların yarar­lanması için kanal veya çeşme gibi su hizmeti getirilmesi veya sağlığında malından verdiği sadaka. İşte bunlar ölümünden sonra insana ulaşıp ona fayda verir.

İlim adamları ölümden sonra insana faydası olan işleri, saymışlar­dır. Bazıları ise bunları bir şiirle dile getirmiştir:

Ölünce insan kapanır defter artık sevap yazılmaz On şey var ki bunları yapanın defteri kapatılmaz

Bir; ilmi yay, bir de dua eden evlat yetiştir Ya da ağaç dik, zira onun mevyelerini niceleri yemiştir Dördüncüsü arkanda miras olarak Kur’an bırakmak Beşincisi vatanı bekleyip düşmandan korumak Altıncısı kazdırmak içi su ile dolu bir kuyu insanlar için kanal açıp akıtmak da böyledir suyu Yedincisi yolcunun, garibanın başını sokacağı bir yer Sekizincisi cami yapmak, çünkü orada halk ibadet eder Dokuzuncusu hayrı hep akan sadakadır durmayan Onuncusu talebe yetiştirmek, devamlı Kur’an okuyan Bunları yapan sevap alır, ölüp olsa da meyyit Söylenenlerin hepsi boş laf değil, hadisle sabit

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close