Hadis kaynaklarına başvurduğumuzda iki kişiden söz edil­diğini görüyoruz. Bunlardan birisi Deccâl’dir. Deccâl, pis ve şerli bir adamdır. Yeryüzünde zuhur edecek olan Deccâl, sapıklığı ve bozgun­culuğu yayacak, suç ve günahları çoğaltacaktır.

Hadislerde sözü edilen ikinci kişi Mehdî’dir. Bu zât, hayırlı ve ıs­lah edici bir zât olup âhir zamanda zuhur edecek, adalet ve fazileti yay­gınlaştıracaktır.

Kendisi İsa olmadığı halde ona benzeme gayreti içinde olacak olan Deccâl fitnesine, Mehdî son verecektir.

Pek çok ilim adamı Mehdî’nin Allah katına çekilmiş bulunan Hz. İsa olduğu görüşünde olup, Allah’ın onu yeryüzüne iade edeceğini söy­lemişlerdir.

Kitap ehlinden pek çoğu ve başkaları ona inanacaktır.

İlim adamlarının çoğunluğu bu görüştedir. Hadis ilmi ile meşgul olanların büyük bir kısmı da bu görüşe katılmaktadır.

Fakat bazı ilim adamları bu konuyu ele almış başka bir yol ile araştırmaya girmişlerdir. Mehdinin dönüp tekrar ortaya çıkması mese­lesi eskiden beri üzerinde görüş ayrılığı olan bir meseledir.

Mehdî meselesi ile ilgili olarak Kur’an’da kesin ve açık bir şekil­de meseleyi ele alan bir nass yoktur. Hadislerde de mütevatir derece­sinde, kesin olan bir hadis yoktur. Bunun içindir ki mehdi meselesini kabul etmeyen kâfir olmaz. Bu görüşü aldığım kaynaklardan biri Me-nar Tefsiri diğeri Fetavâdır.

Menâr Mecmuası’nda Hz. İsa’dan söz edilirken şöyle denmektedir:

Hz. İsa’nın inmesi hakkında pek çok hadis vardır. Bunlar Buharı, Müslim ve diğer Sünenlerdedir. Bu hadislerin çoğu kıyamet ala­metleri hakkında olup, Deccâl hadisi ile karışık haldedir. Kıyamet alametleri arasında, özellikle Deccâl ve Mehdi hadisleri arasında farklılık, düzensizlik ve çelişki vardır. Bu hadislerin toplamından ortaya çıkan şudur ki Yahudiler arasında bir Deccâl çıkacak, bu milletlerin tarihinde bilinen en büyük Deccâl olacaktır. Bu Deccâl Yahudilerin beklediği Mesih olduğunu iddia edecek ve pek çok kimse bunun yüzünden çetin kargaşaya düşecek, başına belâlar gelecektir.

Daha sonra Menar Dergisi’ndz Hz. İsa’nın ortaya çıkıp Deccâl fit­nesini sona erdireceğini, bu olayın müslümanlarla yahudiler arasında uzun sürecek bir savaştan sonra olacağını kaydediliyor.

Mehdi meselesi Hz. İsa’nın hayatının sonunun nasıl olduğu ile il­gili olarak ortaya çıkan ihtilafa bağlı bir meseledir. Hz. İsa normal bir ölümle mi ölmüş, yoksa Allah onu katına çekip kaldırmış ve onu tek­rar (dünyaya) döndürecek midir?

Hristiyanlar Hakkında Konferanslar isimli Ebu Zehra’nın kitabına baş vurunca şunları görüyoruz:

Kur’an’ı tefsir eden âlimler bu hususta ihtilaf etmişlerdir. Bu âlim­lerin çoğunluğu Allah’ın îsâ aleyhisselam’ı bedeni ve ruhu ile bir­likte göğe çekip kaldırdığı görüşündedirler. Delil olarak Nisa su­resi 157-158 âyetinin zahirini ve bu hususta rivayet edilen hadis­leri ileri sürmektedirler. Bu âyette şöyle buyrulmaktadır:

Halbuki onu (İsa’yı) ne öldürdüler, ne de astılar. Fakat (öldür­dükleri kimse) onlara İsa gibi gösterildi. Onun hakkında ihtilafa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler. Bu husus­ta zanna uymak dışında hiçbir (sağlam) bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler. Bil’akis Allah onu (İsa’yı) kendi (katı)na kaldırmıştır. Allah büyük izzet ve hikmet sahibidir.

Tefsir âlimlerinden bir grup -ki bunların sayısı azdır- şöyle diyor: Hz. İsa Allah kendisini vefat ettirinceye kadar yaşamıştır. Hz. Allah di­ğer peygamberlerini nasıl vefat ettirip ruhunu katma çekmiş ise İsa’ya da yapılan odur. Nitekim peygamberlerin, sıddîkların ve şehitlerin ru­hu da Allah katma yükselmektedir.

Bu görüşün delili ise aşağıdaki ayetlerin zahiridir. Yüce Allah şöy­le buyuruyor:

Allah buyurmuştu ki:

“Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni katıma yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyan­ları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım.” (Al-i İmran/55)

Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: “Benim de rab-bim, sizin de rabbiniz olan Allah’a kulluk edin!” dedim. İçlerinde bulunduğum sürece onlar üzerine gözcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun… (Maide/117)

Hz. İsa hakkındaki bu iki gruptan herbirinin benimsediği görüşle­ri vardır.

Bir soruya cevap vermek gibi gayet sınırlı bir alanda bu iki gru­bun delillerini sunmak imkansızdır. Zira konu uzun, mesele çok yön­lüdür.

Bu bakımdan konu hakkında daha çok bilgi edinmek isteyenlere Nisa suresi 157 ve 158. ayetlerin tefsirine bakmak üzere Taberi tefsiri­nin 6. cildini tavsiye ederim.

Ayrıca Prof. Sa’d Muhammed Hasan’m İslâm’da Mehdilik ve Dr. Ahmet Emin’ın Mehdi ve Mehdilik isimli kitaplarına başvurmalarını öneririm.

Doğruyu söyleyen ve doğru yola ileten Allah’tır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close