Seyyide Zeyneb sabırlı, mücahid temiz bir mü’mindir. Hz. Zeyneb’in babası Hz. Ali, annesi Rasûlullah’ın kızı Fâtımat’ul Betül’dür.

Hz. Zeyneb hicretin beşinci yılında ağabeyisi Hüseyin’den iki yıl sonra Şaban ayında dünyaya gelmiştir. Amcazadesi sayılan Cafer-i Tayyar’ın oğlu Abdullah ile evlenmiştir.

Hz. Zeyneb iyi konuşur, iyi Kur’an okur ve hadis bilgini sayılırdı. Aynı zamanda mücahide bir hanım idi. Şehit edilinceye kadar kardeşi Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da yanında yer aldı.

Hz. Zeyneb: “Bize Peygamber’i ile ikramda bulunan ve bizi (ehl-i beyt olarak) pislikten temizleyen Allah’a hamd ve sena olsun” derdi.

Kardeşi Hz. Hüseyin’in şehit edilmesinden sonra hicretin 61. yı­lında Mısır’a gelmiş, Mısır halkı kendisini saygı ve ikramlarla karşıla­mıştır. Mısır’a gelişinden bir yıl kadar sonra vefat etmiştir.

Hz. Zeyneb Eski Mısır’da Fustat’da Mesleme b. Mahled’in evinin bulunduğu yere demediİmiştir. Daha sonraları şimdi orada bulunan türbesi yapılmıştır. Türbenin yakınına, türbenin hizmetinde bulunan ve Şeyh Atris olarak meşhur olan ermiş Muhammed Ebu’l Mecd el-Kure-şî el-Huseynî defnedilmiştir.

Peygamber’in Torunu isimli eserde şunları yazmıştım: Genel ve­ya özel olarak yazılan kitaplarda Hz. Zeyneb’in cesedinin nerede oldu­ğundan, Mısır’daki meşhur türbesinde bulunduğundan söz edilmiştir. Bu eserlerde Hz. Zeyneb’in meşhur türbesinde bulunduğuna dair pek çok deliller ileri sürülmüştür. Bu delillerden bazıları tarihi rivayet, ba­zıları kişisel olaylar, bazıları görülen rüyalar veya benzeri şeylerdir.

Hz. Zeyneb’in Mısır’daki türbesinde bulunduğunu kabul etmeyen veya bunun şüpheli olduğunu ileri sürenler vardır. Bunların iddiası “bu kadar çok zaman geçtikten, yapılarda ve belirgin noktalarda değişiklik­ler olduktan sonra Hz. Zeyneb’in defn edildiği yerin tam olarak belir­lenmesinin zor olduğu” şeklindedir.

Fakat meşhur olan ve tercih edilen, Hz. Zeyneb’in, türbesinin bu­lunduğu yerde defnedilmiş olduğudur. Bunun içindir ki çok eskilerden beri müslümanlar bu türbeyi ziyaret etmeyi alışkanlık haline getirmiş­ler, burada dualar edip Hz. Zeyneb’in şefaatini ummuşlardır.

(Ey Muhammed!) De ki: ‘Ben sizden buna (tebliğime) karşı akra­balıkta sevgiden başka karşılık istemiyorum.’ (Şuarâ/23)

Müslümanlar Hz. Zeyneb’in doğum yıldönümlerinde Recep ayı­nın başından yarısına kadar görkemli merasimler yapmaktadırlar.

Bizzat Hz. Zeyneb’ten rivayet edilen Müslim’in Sahihi’nde kaydet­tiği şu hadis ehl-i beyte karşı sevgi ve saygı görevini hatırlatmaktadır:

Ehl-i beytim hususunda size Allah’ı hatırlatırım!

Hz. Peygamber’in ehl-i beyti hakkında aşağıdaki mısraları söyle­yen şair, ne güzel söylemiştir:

Yeryüzünde ehl-i takva bir-bir sayılsa, Yeryüzünde en hayırlı kimdir? denilse, Ehl-i beyt bunların hepsinin imamıdır. Herkesten hayırlıdır onlar; bu, mü’minin imanıdır. Kimse ulaşamaz cömertliğine onların Kerem’de hiç bir fert eşi olamaz bunların.

Yüce Allah Kur’an-ı hakiminde ehl-i beytin üstünlüğünü şu sö­züyle onaylamıştır:

Ey ehl-i beyt! Allah sizden ancak kir’i gidermek ve sizi tertemiz yapmak diler. (Ahzâb/33)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close