Hayatta güçlüklerle imtihan edilmek bir çeşit ruh temizli­ği ve eğitimdir.

Yüce Allah mii’min kullarını içerisinde zorluklar bulunan, peş pe­şe gelen güçlükler ve çeşitli durumlarla imtihan eder. Tâ ki bunlara sa­bırla dayanıp bu tecrübelerden istifade etsinler.

Rabbimiz şöyle buyuruyor:

Andolsun ki sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürün­lerden biraz azalma (fakirlik) ile imtihan eder deneriz. (Ey Pey­gamber!) Sen sabırlı davrananları müjdele.

İşte o sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman

“Biz Allah için varız ve biz sonunda O’na döneceğiz” derler. İşte rablerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlaradır. Ve yalnızca onlar doğru yo­lu bulmuşlardır. (Bakara/155-157)

Bir kimse kavmi arasında ne kadar büyük birisi ise, sorumluluğu ve karşılaştığı güçlükler de o oranda büyük olur.

Bunun içindir ki Hz. Peygamber ‘Hangi insanın imtihanı daha şid­detli olur?’ sorusuna şöyle cevap verdi:

(Önce) peygamberler. Sonra en faziletli olanlar. İnsanlar dinle­rinin kuvveti) ölçüsünde (dert ve sıkıntı çekerek) imtihan edilir. Dindarlığı güçlü olanın imtihanı daha şiddetli olur. Dindarlığı za­yıf olanın imtihanı zayıf olur. Bir adama musibet gelirde (ona sab­rederse) yeryüzünde günahsız yürür hale gelir.

Yani derdine sabrettiği için Allah hatalarını mağfiret eder. Rasûlullah bir diğer hadislerinde şöyle buyuruyor:

Yüce Allah bir topluluğu (veya bir insanı) severse onlara dert ve­rerek imtihan eder. Allah’tan gelene razı olana Allah’ın hoşnutlu­ğu, kızıp isyan edene Allah’ın gazabı vardır.

Peygamberlerin insanlar için en büyük örnek olduklarında şüphe yoktur. Onun içindir ki Yüce Allah’ın Peygamberi’ni imtihanı diğerle­rinden daha zorlu olur.

İşte peygamberlerin büyüklerinden olan İbrahim aleyhisselam ih­tiyarlamış haline, ilerlemiş yaşına rağmen Allah ona çok değerli bir oğul bahşediyor, İsmail’i veriyor.

Hz. Allah İsmail’i öyle bir şekilde yaratıyor ki ilim onda, hilm on­da, diğer güzel özeliklerin hepsi onda.

Öte yandan Hz. İbrahim rüyada İsmail’i kurban etmekte olduğunu görüyor. Hz. İbrahim bu rüyanın oğlu İsmail’i kurban etmesine bir işa­ret olduğunu anlar. O rabbine itaat eden, O’nun emirlerini yerine geti­ren biridir. Rabbinin kendisini, emre ne derece uyduğu Allah yolunda neleri feda edebileceği hususunda denemekte olduğunu bilir.

Hemen hiç tereddüt etmeden ve gecikmeden gördüğü rüyayı bir emir bilerek uygulamaya girişir. Önce durumu oğluna bildirir. O güzel oğul büyük bir kahramanlık, muazzam bir fedakarlıkla bunu kabul eder.

Hz. İbrahim oğlunu kurban etmek üzere harekete geçince Cenab-ı Hak İsmail’e bir fidye olmak, İsmail’i kurtarmak üzere bir kurbanlık gönderir ve emrine uymasına mukabil Hz. İbrahim’e büyük sevaplar verir.

işte Hz. İbrahim’in oğlunu kurban etme imtihanındaki hikmet bu­dur.

Allah’ın kurban ile ilgili bildirdiği bu olay müslümanlar için bir görev ve sünnet olmuş, Kurban bayramında müslümanlar bu görevi yerine getirmekle emrolunmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close