Hanbelî mezhebi, değerli bir hadis ve fıkıh âlimi olan Ebû bdıllah Ahmed b. Muhammed Hanbel’e nispet edilen mezheptir.

Ahmed b. Hanbel Muhammed Reşid Rıza gibi bazı araştırmacılara göre hicri 3. asrın müceddididir.

Hanbelî mezhebi ehl-i sünnetin dört mezhebinin zaman bakımından dördüncüsü, yani sonuncusudur. Bunun sebebi Ahmed b. Han-bel’in, diğer mezheplerin kurucusu olan imamların en son dünyaya geleni olmasıdır.

Dört İmam isimli eserde Ebu Hanife’nin, dört imamın ilki olduğu bildirilmektedir. Ebu Hanife Hicri 80 yılında doğmuş, 150 yılında vefat etmiştir. İmamların ikincisi olan İmam Mâlik hicrî 93 yılında doğ­muş, 179 yılında vefat etmiştir. Dört imamın üçüncüsü olan İmam Şa­fii hicrî 150 yılında doğmuş, 204 yılında vefat etmiştir. İmamların dördüncüsü olan Ahmed b. Hanbel, hicri 164 yılında doğmuş, 241 yılında vefat etmiştir.

İslâm Mezhepleri Tarihi isimli eserin ikinci kısmında şöyle denmektedir: Âlimler Ahmed b. Hanbel’in hadis âlimi olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Ancak bazıları Ahmed b. Hanbel’in diğer imamlar gibi fıkıh âlimi olduğunu kabul etmemişlerdir. İbn Cerîr Taberî ve İbn Kuteybe bunlardandır.

Fakat Ahmed b. Hanbel’in sözlerinden ve fetvalarından nakledi­lenler dikkatli bir şekilde incelendiği zaman, onun hadisciliği ağır ba­san bir fâkih olduğu görülür.

Elimizde Ahmed b. Hanbel’den nakledildiği kesin olan çeşitli fı­kıh rivayetleri vardır. Bunlar müslümanlar tarafından kabul görmüş ri­vayetlerdir. Reddedilmeyi gerektirecek deliller olmadıkça bu rivayet­leri reddetmemiz söz konusu olamaz.

Ahmed b. Hanbel’e diğer mezhep imamları gibi “fakih değildir” denilmesinin sebebi, kendisinin çoğu kere fetva vermek yerine hadis rivayet etmeyi tercih etmesi olabilir. İşte Ahmed b. Hanbel’in bu özel­liği onun fıkhı yönünü perdelemiştir. Aynı zamanda insanları verdiği fetvaları yazmaktan menediyordu. Çünkü rivayet ettiği hadislerle ver­diği fetvaların birbirine karışmasından korkuyordu. Bir korkusu da in­sanlar fetvası ile meşgul olurken hadise verilen önemin azalması idi.

Fakat fetvalarının yazılmasını yasaklaması uzun sürmedi. Daha sonra fetvalarının yazılmasına izin verdiği gibi bizzat kendisi de fetvalarını yazdı. Bunlar Ahmed b. Hanbel’in fıkıh yönünün bir kısmını teşkil ediyordu.

Armed b. Hanbel’in böyle tanınmasının bir sebebi de sahabenin ihtilaf ettiği meselede İbn Hanbel bunların hepsini alması aralarında bir tercih yapmamasıdır. Tabiîn’in ihtilaf ettiği meselelerde de aynı yo­lu tutardı.

Bir başka sebep ise bazı araştırmacıların bir takım fıkhî meselele­rin Ahmed b. Hanbel’e nisbetinde şüphe olduğu fikrini yaymalarıdır. Fakat bu şüphelerin güvenilir bir dayanağı yoktur.

Durum ne olursa olsun, müslümanlar dört mezhep imamı döne­minden bu yana Ahmed b. Hanbel’i bu dört imamdan biri olarak kabul etmektedirler. Ahmed b. Hanbel’in mezhebine çeşitli İslâm memleket­lerinde uyanlar, Hanbelî mezhebinden olanlar vardır.

Allah onların hepsinden razı olsun.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close