Gaybı Allah bilir. Kalpteki iman Allah’ın bildiği sırlardan­dır. Münafık olan bir kimse dış görünüşü itibariyle müslüman görünür. Bazen de kalbinde gerçek iman bulunan bir kimse hatalı davranabilir.

Bazen aşırı davranışları olan bir insan, Allah’ın kendisine bahşettiği tevbe fırsatını değerlendirerek Allah’a yönelir. Böyle bir insan doğruya dönmüş, kurtulan insanlardan sayılır. Bunun içindir ki bir insana “bu kâfirdir” hükmünü vermeyi kolay bir şey olarak görmüyoruz. Bu giril­mesi çok zor ve korkutucu bir kapıdır. Eskiden âlimler “Lâ ilahe illal­lah Muhammedün rasûlullah” diyen birine günahı ne kadar çok da ol­sa “bu kâfirdir” demekten şiddetle kaçınırlardı.

Müslüman kimseye yaraşan cennete girip girmeme meselesini Al­lah Teâlâ’ya bırakmaktır. Çünkü cennetin sahibi ona dilediğini soka­cak, dilemediğini oraya koymayacak olan Yüce Allah’tır.

Ferezdak’ın tam adı Hemmam b. Galip b. Sa’saa et-Teymî el-Bas-rî’dir. Ferezdak bir şairdir.

Ferezdak’ın dedesi Sa’saa (cahiliye döneminin çirkin bir uygula­ması olarak) diri diri toprağa gömülen kız çocuklarını oradan çıkarır, kurtarırdı. Aynı zamanda Hz. Peygamber’in huzuruna elçi olarak gelmişti.

Ferezdak Hz. Hüseyin, Ebû Hureyre, Ebû Said el-Hudrî, Arfece b. Es’ad ve sahabeden bir gruba yetişmiş ve onlardan hadis dinlemiştir.

Ebu Hureyre Ferezdak’ın ayaklarına bakarak şöyle demiş: “Ey Fe­rezdak! Görüyorum ki ayakların küçüktür. O küçük ayakların için cen­nette bir yer ara, bul!

Ferezdak bu söze ‘Benim günahım çoktur‘ diye cevap vermiş.

Ebu Hureyre Ferazdak’a şöyle mukabele etmiş: Bunun bir sakın­cası yoktur. Ben Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğunu işittim:

Batı istikâmetinde bir tevbe kapısı vardır. O kapı güneş batıdan doğuncaya kadar kapanmayacaktır.

Görüldüğü üzere Ferezdak günah korkusu içinde, fakat Ebû Hu­reyre ona huzur verici şeyler söylüyor. Buna ne buyurulur?

Muaviye b. Abd’ul Kerim (bir gün) Ferezdak’ın yanına girmiş. Ayaklarının zincirle bağlı olduğunu görmüş. ‘Bu ne hal?‘ sorusuna Ferezdak şöyle cevap vermiş: “Kur’an’ı ezberlemeye karar vermiştim. Kur’an’ı ezberlemem bitene kadar zinciri ayağımdan çözmemeye ye­min ettim.”

Allah’ın kitabını ezberleyinceye kadar kendi iradesi ile kendisini hapseden bu adam hakkında ne dersin?

Ferezdak’ın hanımı Nevvar vefat etmeden önce namazını Hasan Basrî’nin kaldırmasını vasiyet etmiş Hasan Bâsrî bu vasiyeti yerine ge­tirmiş. Basra’nın ileri gelenleri -aralarında Hasan Basri de olduğu hal­de- kadın için son görevlerini yerine getirmişler. Yolda giderken Ferez­dak hayvana biniyormuş. Hasan Basrî ona: ‘İnsanlar ne diyor?‘ diye sormuş. Ferezdak şöyle cevap vermiş: “Seni kastederek “Bugün cena­zeye insanların en hayırlısı katıldı.” Beni kast ederek de “Bugün cena­zeye insanların en kötüsü katıldı” diyorlar. Bunun üzerine Hasan Basrî Ferezdak’a şöyle demiş: “Ey Firas’ın babası! Yalan söylemişler. Ben in­sanların en hayırlısı değilim. Sen de insanların en kötüsü değilsin.

Az bir süre sonra Hasan Basri dönüp Ferezdak’a ölüm günüden bahsederek: ‘Ahiret için ne hazırladın?’ dedi. Ferezdak bu soruya: “Seksen yıldan beri Allah’tan başka ilah olmadığına şahitlik ederim, (söylediğim) kelime-i şehâdeti hatırladım” cevabını verdi.

Demek oluyor ki Ferezdak uzun ömrü boyunca gönlünde Allah’a iman’a yer vermiş bir kimsedir.

Ferezdak’ın eşi Nevvar’ın cenazesi kabre varınca onun söylediği şiir rabbinin hesabından korktuğunu gösteriyor. Ferezdak bu şiirinde şöyle diyor:

Eğer rabbi afiyet vermezse Ferezdak kabir ötesinde korkar

Zira orada şiddetli alevler var, sıkıntılar artar.

Gelince zebani adamı alır götürür bak

O zaman hâli nic’olur ne yapar Ferezdak

Cehenneme giderken ayak dolanır mal ve evlat fayda vermez.

Takarlar ateşten gerdanlığı kimseler kurtarıp kanat germez. Perişandır cehennem ateşinde yanıp kavrulan Giydirirler orada suçluya Ubas-ı katran Cehennemlikler irin içerler su yerine Ateşten paramparça olup düşerler derine

Ferezdak şiirini bitirince Hasan Basri ağlamaya başladı. Unutma­yın ki Hasan Basrî zamanının en önde gelen âlimler indendir. Sonra Ferezdak’ı kucaklayarak ona şöyle dedi: “Sen bana insanların en sevim­sizi idin. Bugün en sevimlilerindensin.” Bu durumun yoruma ihtiyacı yoktur.

Namuslu kadınlara dil uzatıp iftira atmaya gelince, şüphe yok ki bu suçtur. Böyle bir durum varsa cezası Allah’a kalmıştır.

Bazı kimseler Ferezdâk’a: “Ey Ferezdak! Allah’tan korkmuyor musun da namuslu kadınlara iftira atıyorsun?” demiş. Ferezdak şöyle cevap vermiş: ‘Yemin olsun ki ben Allah’ı varlıkları gördüğüm iki gö­zümden çok seviyorum. O halde O, bana nasıl azap eder?

Bir kimsenin hata ve kusuru ne olursa olsun kelime-i tevhidi söy­lediği ve dış haliyle imanlı göründüğü sürece ona kâfir demek doğru olmaz.

Biz, (kul olarak) dış görünüşe bakarız.

Gizli olanları en iyi bi­len Allah’tır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close