Dini, dili, rengi ve düşüncesi ne olursa olsun, insan, sırf insan olduğu için sevilmelidir.
Bizim gibi düşünmese dahil, karşımızdaki insana hoşgürü ile bakıp saygı göstermeliyiz.
Beş şeyi çok iyi değerlendir !

 

Peygamber efendimiz s.a.v. bir sahabiye öğüt için şöyle buyurmuştur.
Beş şeyden önce, Beş şeyi çok iyi değerlendir.
1. İhtiyarlamadan önce gençliğini !
2. Hastalanmadan önce sağlığını !
3. Meşguliyetten önce boş zamanı !
4. Fakir düşmeden önce zenginliğini !
5. Ölmeden önce hayatını !

BAZI ÖĞÜTLER:

Gençliğini eğlenmekle tüketen, ihtiyarlığını ağlamakla geçirir.
Kibir, yüksek adamı alçaltır.
Yetimlere kefil ol, Peygambere komşu olursun.
Sabır er kişilerin ahlakıdır.
Her iyilik ve kötülüğün karşılığı vardır.
İyilik yap ama başa kakma.
Cennet ucuz değildir, cehennemde pahalı değildir.
Ne halde olursan ol Allah’tan kork.
Ey Müslüman İslam’ı öyle diri ve sağlam yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin.

Şu 4 şeyin değerini ancak aşadaki 4 kimse bilebilir.
1. Gençliğin değerini ancak yaşlılar bilir.
2. Huzurun değerini ancak bela çekenler bilir.
3. Sağlığın değerini ancak hastalar bilir.
4. Hayatın değerini ancak ölüler bilir.

Peygamberimiz S.A.V. buyurdu ki:
Gece uzundur, onu uyku ile kısaltma. Gündüz aydınlıktır, onu günahlarla karartma.

Peygamberimiz S.A.V. buyurdu ki:
Kıyamet günü, şu üçü hariç, bütün gözler ağlayacaktır.
1. Allah korkusu ile yaş döken Göz.
2. Allah’ın haram kıldığı şeylere bakmaktan kaçınan Göz.
3. Allah yolunda uykusuz kalarak nöbet tutan Göz.

 

Mevlana
Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
ister kafir, ister mecusi,
ister puta tapan ol yine gel,
bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…
Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeliyiz,
Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeliyiz biz…
Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?
Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik…
Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız!
Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir.

Başkalarının faziletlerine karşı lütufkâr, hatalarına karşı da
biraz kör olunuz. M.Prior
Meyvesi çamura düşüyor diye, ağaca mı lanet edilir? Hölderlin

 

AMEL DEFTERİ:

Ademoğlu ölünce amel defteri kapanır,
yalnız şu 3 durumunda kulun defterine iyilik işlenmesine devam edilir.
1. Sadaka-i Cariye (Kalıcı bir Hayır).
2. Bıraktığı ilim’den faydalanabilenler.
3. Ana Babanın affı için dua edecek salih bir evlat.

Gönenli Mehmet Efendiden tesbitler:

Ahireti kaybetmekten korkmalıyız. İnsanlar hastanelere acılardan,
belalardan kurtulmak için varını yoğunu veriyor.
Asıl, ahiret için varımızı yoğumuzu vermeliyiz.
İnsanlara iyilik yaptınızmı, kaçın yanından, utanmasın.
Sana teşekkür etmesin.
Yaptığın iyilikten dolayı, senin yanında küçülmesin.
Hürmetle Kur’an dinleyen bir insana, cehennemlik dahi olsa, Kur’an şefaat edecek.
Senin etrafında, sana çile çektirenleri, Allah (c.c.) sana, dünyada çile çeksin de,
ahirette azap görmesin diye veriyor.
İnsanın Hak katında derecesi arttıkça, insanlara merhameti artar.
Dinimizde ölçü: Kendin için istediğini başkasına da isteyeceksin.
Kendin için istemediğini başkasına da istemeyeceksin.
Nasıl ki, boş vakit bulunca, telefonla oğlunu, kızını, ahbabını
ararsın. Rabbini de her vakit ara.
Bir insan, yaptığı kötülüğü bile saklayacak. Söylemeyecek. Kötü örnek olmayacak.
Mü’min insanların çoğu sıkıntıda olur. Dünyada rahat edemedim, deme.
Olacak olur. Mü’minlere dert uyarmak için gelir.
Allah, bazı kullarına, onlar da başkalarına versin diye fazla veriyor.
Boş durmayın! Zamanınızı sizi Rabbinize yakın edecek işlere harcayın.
İnsan öfkelendiği zaman ya abdest almalı, ya namaz kılmalı,
ya da Allahu Ekber demeli.
İnsanları namazından, Kur’anından alıkoyan insanlar ne kötüdür.
İnsana en yakın şefaatçi annedir. Allah’tan annemin yüzü suyu hürmetine
diye iste.
Hak yolunda harcadığın nefeslere göre derecen olacak.
Kul hakkı çok geniş. Hiç tanımadığın bir kimseye dudak
büksen, hesabı sorulacak.
Nefsine söz geçirmek, nefsin her istediğini yapmamaktır,
bile bile haram yememektir.
Her insanda dert vardır. Esas iş, ölüm gelmeden, kendini
gideceğin yere hazırlamaktır. Dünya derdi değildir.
Kimseye kusur bulma. Herkes làyık olduğu yere gönderilecek,
làyık olduğunu bulacak.
Her nefis ölümü tadacaktır. Ancak herkes ayrı ayrı tadlarla tadacaktır.
Kàbe sevgisi insanın içinden gelir. Kâbe’ye parası olan
değil, aşkı olan gider: Rabbi, aşkı olana yardım eder.
Zengin olan Allah’tır. Bizim zenginliğimiz Allah’tandır.
İyilik yap, iyilikle düşmanı kendine dost eyle !
Yaptığın hayırları söyleme. Söylersen kaybedersin. Yaptım,
ettim diyerek sadakalarınızı bozmayın. Hayırlarını saklarsan senin olacak.
Melekler, Kur’an okumazlar. Fakat gelip okuyanı dinlerler.
Acı söyleyene tatlı söylemek için dünyaya geldik.
Noksanımız, Kur’an’a uymamaktır.
Annesine iyi bakan, kalbini kırmayan harpte şehit düşenlerin mertebelerine erişir.
En büyük mücahit, nefsini yenen ve en büyük katil de kendini katledendir.
Bir şahsı tanımak için:
Hz. Ömer Efendimiz (r.a.) bir şahsı tanımak için üç şey söyler:
1. Beraber kalmak,
2. Alış-veriş yapmak,
3. Yolculuk yapmak.
Peygamberlerden Menkıbeler
Herkes kendinde olanı satar:
İsa (a.s.) bir ara Yahudilerin arasına girdi. Kendisine Kötü sözler söylemeye başladılar.
O ise, bunlara karşı, yi ve tatlı konuşuyordu. Kendisine:
– Onlar, sana kötü söylüyorlar. Sen ise, hàlà iyi söylüyorsun, diyenlere de:
– Herkes kendi metaını (kendinde olanı), satar… diye cevap verdi.
KİMDİR?
Akıllı kimdir? Herkesten öğrenen.
Güçlü kimdir? Hırslarını yenen.
Zengin kimdir? Halinden memnun olan.
Peki halinden memnun olan kimdir? Hiç kimse.
DÜNYAYA İBRETLE BAKMAK:
Bazı kimseler, Hatemü’l Esam Hz.lerine:
-Bizden biri, ne zaman ve nasıl dünyaya ibret gözü ile bakanlardan olabilir? Diye sormuşlar.
O da şu cevabı vermiş:
-Dünyada her şeyin sonunun harap, her şahsın gideceği
yerin de türab (toprak) olduğunu gördüğü zaman…
-Bir kimsenin evinden veya yakınından bir cenaze çıkarda o kimse bundan ibret almazsa, ona ne ilim, ne hikmetin, ne de va’z ve nasihatin bir faydası dokunur.
GENÇLER İÇİN
Bir Atasözümüzde:
“Çalışan kazanır, çalışmayan aldanır.” denmiştir.
Bu atasözümüzün ne kadar doğru olduğunu hatırlayalım.
Ders yılı sonunda karnelerimizi aldığımızda gerçeği gözlerimizle görürüz.
Peki ibadetsiz Cennet aranır mı?
Evet gençler, Dünyada başarmak için de çalışmak,
ahirette Cennete girmek içinde Allah’a kulluk gerek.
Edison ampulü çalışmadan mı buldu sanıyorsunuz?
Arşimet meşhur kanununu rüyasında mı gördü yoksa?
Fatih Sultan Mehmed hayalinde mi aldı İstanbul’u.
Osman Gazi çadırında mı kurdu koca İmparatorluğu?
Gecelerini gündüzü katarak çalıştılar, zorluklara katlandılar,
güçlüklere göğüs gerdiler ve sonunda başardılar.
Çalışmak başarının sırrıdır ve her meslek, namuslu olmak şartıyla şereflidir.
Unutmamalı ki İslam dini helàl yolda çalışmayı ibadet saymıştır.
“Azmin elimden hiçbir şey kurtulmaz.
İnsan kesin karar verir de hırsla çalışırsa mutlaka başarır.”

“Dediler Cehennemde odun bulunmaz. Herkes yakacağını kendi getirir. Anladım ki, Cennete girende buradan Gülünü Zambağını kendi götürür.” Yunus Emre

Peygamberlerden Menkıbeler:
Hanımın sözüne uyup annesine karşı gelenler hakkında peygamber (sav), ne buyuruyor?
“On beş kötülüğü ümmetim işleyince bela tepelerine iner.”
Buyurduktan sonra, bunlar arasında şunları da saymıştır.
“Kişi zevcesine itaat edip annesine karşı gelince,
arkadaşının sözüne bakıp babasını dinlemez olunca.”
Kendi rahatınız için başkalarını rahatsız etmeyi kazanılmış bir hak saymayın.
Çünkü bu bencillik ve vurdumduymazlık kapısını, ardına kadar açmaya ilk adımdır.
İyi amel
Yaşadığın zamanı iyi ameller için harca, aldığın her nefesi son anın bil!
Pişman olacağın şeyleri yapmadan önce iyice düşün veya büyüklerinden bilgi al.
Peygamberlerden Menkıbeler:
Hz. İsa a.s. şöyle söyledi :
“Ateşin ve toprağın yiyemediği şeyi çoğaltın.”
Bunun ne olduğunu kendisine sorduklarında.
“İyilik yapmaktır” buyurmuştur.
Güzellik
Daha güzel olmak için burnumu değiştirmek istedim.
Burnum dile gelip dedi ki: Beni değil, kafanı değiştir !…
“Allah sizin fiziksel güzelliğinize ve zenginliğinize değil,
kalplerinize ve yaptığınız işlere bakar.” Hz. Muhammed (s.a.v.)
Tavır ve hareketin daima doğru olsun, doğru yoldan asla sapma,
alçak gönüllü ol ve tevàzu ile söz söyle, büyük lokma ye, fakat kesinlikle büyük söz söyleme.
Şerefli bitirilmesi gereken en ağır görev hayattır;
Bu nedenle bir lokma için şerefini ayak altına almaya,
bir anlık zevk için namusunu lekelemeye,
bir zamanlık mevki için ayak öpmeye,
günlük menfaatler için faziletini karartmaya DEYMEZ.
Zafer ilerdedir. Siz yürüdükçe zorlukların ayaklarınızın altında eridiğini göreceksiniz.
Herbert N. Gasson
NUR’DAN DAMLALAR
O’nu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa, bahtiyardır. O’nu unutan, saraylarda da olsa, zindandadır.
Ebu Zer el-Gıfari, kurtuluş yolunu Resülullah’ınşu hadisiyle açıkladı
Dostum Rasululah bana; dünyadan ve içindekilerden daha çok sevdiğim dört söz öğretti.
Bana şöyle dedi: Ebu Zer
1.Gemiyi sağlam yap; çünkü deniz derindir.
2.Azığı çok al; çünkü yolculuk uzundur.
3.Yükünü hafiflet; çünkü engel çoktur.
4.İşinde samimi ol; çünkü kontrol eden kişi iyi görüyor.
Necip Fazıl Kısakürek
Kalmadı bu dünyada benim işim ve Kavgam;
Eserimi verdimse artık ölsem de ne gam!
Ölülerin iyiliklerini söyleyiniz, kötülükleri anmayınız.
Ölüm gelmeden ona hazırlanınız.
Dünyada, garip ve geçici bir yolcu gibi ol!
Üzerinde çığlık koparıldıkça, ölü, kabrinde azap çeker.
Ölüm, mümine hediyedir.
İbrahim Edhem Hazretleri’nden
İbrahim b.Edhem, Basra Çarşısı’na uğradı.
Halk, onun etrafına toplanıp:
Ebu İshak! Allah Teala’ya niye dua ediyoruz da,
O, bizim duamızı kabul etmiyor?
Şöyle cevap veriyor:
Çünkü, kalpleriniz on şey sebebiyle öldü:
01-Allah’ı bilirsiniz ama O’na kulluk etmezsiniz.
02-Kur’an okursunuz, onunla amel etmezsiniz.
03-Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) ümmetinden olduğunuzu iddia edersiniz,
O’nun sünnetiyle amel etmezsiniz.
04-Allah’ın nimetini yediniz,ama onun şükrünü eda etmediniz.
05-Şeytana düşmanlık iddiasında bulunursunuz , fakat onu
takip eder ve onun isteğine uygun hareket edersiniz.
06-Cennete girmek iddiasında bulunursunuz, onun için hiç bir iş yapmazsınız.
07- Cehennemin hak olduğunu söylediniz ama ondan kaçmadınız.
08-“Ölüm haktır” dersiniz, onun için hazırlık yapmazsınız.
09-Yataktan kalktınız, insanların kusurlarıyla uğraştınız.
Ama kendi kusurlarınızı unuttunuz.
10-Ölülerinizi gömdünüz ama onlardan ibret al-
madınız. Allah sizin duanızı nasıl kabul etsin
Haydi, hemen Allah’a karşı işlerini düzene
koy ki, Allah’da senin bütün hallerini düzeltsin.
Peygamber efendimiz s.a.v. bir sahabeye
Öğüt vermek için şöyle buyurmuştur;
Çokça ölümü hatırına getiren kimseye şu 3 şey bağışlanır.
Bir an önce tövbe etmek.
Asgari miktardaki rızkla yetinmek.
Şevkle ibadet edebilmek.
Buna karşılık ölümü unutan kimsede şu 3 şeyle cezalandırılır
Tövbe etmeyi ertelemek.
Asgari miktarda rızka razı olmamak.
İbadete karşı isteksizlik.
Gençlere nasıl yaklaşmalı ?
Ona karşı tutarlı davranın. Onu sevdiğinizi her zaman
belli edin, ama bu sevgi boğucu olmasın.
Gereksiz baskılar ortaya koyan aşırı
korumacı tavır izlemeyin.
Ergenlik döneminde her şeyi arkadaşlarıyla
paylaşmak isteyecektir. Bunun için onu eleştirmeyin.
“Neden bana bir şey anlatmıyorsun” diye ona yüklenmeyin.
Bu onun, şahsiyetini bulma ihtiyacından kaynaklanıyor.
Ters bir davranış olduğunda mantıklı tepkiler gösterin.
İhtiyacı olduğunda sizi yanında bulabileceğine inansın.
Çocuğunuzun sevilmişliğe ve kabul edilmişliğe
ihtiyacı olduğunu unutmayın.
Mutlaka arkadaşları olmalı. Her arkadaşına
bahane bulmayın. Ama nereye gittiği,
ne yaptığı konularında çok sıkmadan bilgi sahibi olun.
Sürekli ve gereksiz yere eleştiren, aşağılayan ebeveyn olmayın.
Size karşı açık olmasını sağlayın.
Hatalarını da sizinle paylaşabilmeli.
Terslikler karşısında gelip konuşabileceği yer evi olmalı.
Herhangi bir hatanın kabul edilmeyeceğini düşünmemeli.
Ufak tefek tersliklere, hatalara takılmayın.
Bunların geçici bocalamalar olduğunu unutmayın.
Küçük yaştan itibaren ona aklını kullanma kabiliyetini
kazandırın. O zemin hazırlanmışsa, kendini dışardan
gelen olumsuzluklara karşı koruyacaktır.
Ve gençler… Yaşadığınız problemler karşısında suskun
kalıp içe kapanmayın. Duygularınıza dönük konuşabileceğiniz biri ya da birileri olsun. Ailenize açamadığınız şeyleri güvendiğiniz bir akrabanız, bir arkadaşınız ya da başka bir yetişkinle konuşmalısınız. Mahir Duman (SUR Dergisi)
Hasen-i Basri’nin sözleri
Ey Ademoğlu! Sen sadece günlerden ibaretsin.
Bir gün gittikçe senin bir kısmın gider.
Gecelerin gitmesi kişiyi sevindirir.
Onların gidişi o kişinin de gidişi demektir.
Bütün günlerde ölüme ait dersler vardır.
Çünkü o, gençliliğinden dolayı hiçbir gence,
yaşlılığından dolayı hiçbir yaşlıya,
şefkatinden dolayı hiçbir babaya,
sağlığından dolayı hiçbir sağlam kişiye acımaz.
Ona göre, her şey aynıdır.
Peygamber efendimiz s.a.v. bir sahabeye
Öğüt vermek için şöyle buyurmuştur;
Kabir azabından uzak kalmak isteyen kimse şu 4 şeye
sarılmalı, şu 4 şeyden de kaçınmalıdır.
Aralıksız olarak 5 vakit Namaz kılmak.
Devamlı şekilde sadaka vermek.
Bol bol Kur’an okumak.
Çokça zikretmek.
Bu 4 şey insanın kabrini aydınlatır ve geniş olmasını sağlar. Kaçınacağı 4 şeyde şunlardır:
Yalancılık.
Emanete karşı ihanet.
Laf taşıma ve dedikodu.
Üzerine idrar bulaştırmak.
UNUTULMAYAN SÖZLER
SEN BENDEN FAKİRSİN:
İbrahim bin Edhem’e zenginlerden biri bir kese altın getirmiş.
Bunu kabul buyurun, demiş.
İbrahim bin Edhem Hz.-leri:
Ben fakirlerden bir şey almam,dedi.
O zat: Ben fakir değilim deyince,
İbrahim bin Edhem:
Bu sahip olduğun servetten daha fazlasına
sahip olmak ister misin ? diye sordu.
O zat: Evet, deyince.
Bu halin, fakirlik değil de nedir ?
Bana verdiğin şeye sen benden daha fazla muhtaçsın.
Dininizle alay edenlere:
“Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerle,
kafirlerden, dininizi alay ve eğlence konusu yapanları dost edinmeyin.
Eğer iman ediyorsanız, Allah’tan korkun.
Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar.
Bu onların, akıllarını kullanmayan bir kavim olmasındadır.
(KUR’AN-I KERİM – Maide, 57-58)
Üç şey var ki, bunlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını bulur;
1.Bir kimseye Allah ve Resulü, başkalarından daha sevgili olmak.
2.Sevdiğini yalnız Allah için sevmek.
3. Allah küfürden kurtardıktan sonra, tekrar küfre dönmekten,
ateşe atılmaktan tiksindiği gibi tiksinmek.Hadis-i Şerif
Edebâlî Hazretlerinin Osman Gaziye Vasiyeti:
Ey Oğul!
Bundan sonra öfke bize; uysallık sana. Güceniklik bize; gönül almak sana.
Suğlamak bize; katlanmak sana. Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar,
anlaşmazlıklar bize; adelet sana.
Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize;bağışlama sana.
Ey Oğul!
Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana. Üşengeçlik bize;
uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana.
Ey Oğul!
Sabretmesini bil. Vaktinden Önce çiçek açmaz Şunu da unutma!
İnsanı yaşat ki; devlet yaşasın.
Ey Oğul!
Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı Allah (c.c.) yardımcın olsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close