Sa’d b. Ebi Vakkas değerli bir sahâbi ve İslâm süvarisidir. Künyesi ile birlikte ismi, Ebû Mâlik b. Vehb el-Kureyşi’dir. O Allah yolunda ilk ok atan zattır ve ilk hicret eden sahâbilerdendir.

Sağlığında cennetle müjdelenen on sahâbiden biri, Hz. Ömer’in kendisinden sonra halifelik işini kendilerine bıraktığı altı kişiden biri­dir. Tüm savaşlara katılmış, bir mü’min olarak buralarda en güzel şe­kilde imtihan vermiştir. Özellikle Uhud savaşında! Bu savaşta Hz. Peygamber ona şöyle demiştir:

Okunu at! Anam babam feda olsun.

Kadisiyye’de İran ordusunu yenilgiye uğratan ordunun kumanda­nı idi. Medain’i fetheden ve Küfe şehrini inşa eden odur.

İslâm’a giren yedinci müslümandır.

Müslüman olduğu sırada 19 yaşında idi. Hz. Peygamber ondan hoşnut olarak vefat etti.

Hz. Osman’ın öldürülmesinden sonra çıkan fitnede Sa’d b. Ebi Vakkas bu çatışmalardan hiç birine katılmadı. Hamrâ’el-Esed denilen yerdeki evine çekilip hayatını orada sürdürdü.

Ailesine fitne ile ilgili hiç bir haber getirmemelerini, ancak halk bir halife seçip kabul ettiği takdirde bunu bildirmelerini emretti.

Ölmek üzere iken eskimiş bir yün cübbesi vardı. Onun getirilme­sini istedi. Cübbesi getirilince şöyle dedi: “Beni bu cübbeye kefenleyi­niz çünkü Bedir savaşında müşriklere karşı savaştığım sırada bu cüb-beyi giyiyordum. Ben bu cübbeyi bugün için saklıyordum.”

Sahih olan görüşe göre Sa’d b. Ebi Vakkas Medine’ye on mil uzaklıktaki Akik denilen yerdeki evinde vefat etti. Oradan cenazesi Medine’ye getirilip Baki kabristanlığına defnedildi.

Sa’d b. Ebi Vakkas’ın duasının reddedilmeyip kabul edilmesine gelince: Nevevi Tezhip isimli eserinde şöyle der: “Sa’d b. Ebi Vakkas duası kabul edilen bir zat idi. Küfeli Ebu Saide’nin Sa’d b. Ebi Vak-kas’a yalan söylemesi üzerine ona beddua etmesine ve üç şey hususun­da bu adam hakkındaki duasının kabul edildiğine dair hadis Buharî ve Müslim tarafından rivayet edilmiştir.”

Selahattin Safdi ise Nüket’ul Himyân isimli eserinde şunları kay­dediyor:

Sa’d b. Ebi Vakkas duası kabul edilen bir zat idi. Bir kimse hak­kında beddua etmesinden korkulurdu. O bu özelliği ile meşhurdur. Çünkü onun hakkında Rasûlullah şöyle buyurmuştur:

Allahım! Sa’d’ın okunu hedefine vardır ve yaptığı duayı kabul eyle!

İbn’ul îmad Hanbelî ise Şezerât’uz Zeheb isimli eserinde şöyle di­yor: “Sa’d b. Ebi Vakkas’ın yaptığı her dua mutlaka kabul edilmiştir.”

Sa’d b. Ebi Vakkas’ın Peygamber’in hakkında yaptığı dua, salah ve takvası sayesinde dualarının kabul edildiğine dair pek çok rivayet vardır.

Küfeli bir adam Sa’d b. Ebi Vakkas’a “Adaletli hüküm vermediği, mal taksiminde eşit davranmadığı ve düzenlediği askeri harekatlara kendisinin katılmadığı” şeklinde iftira etmişti.

Sa’d o adam hakkında şöyle dua etti: “Allahım! Eğer bu adam ya­lan söylüyor ise gözünü kör eyle! Ömrünü uzun kıl ve bir fitneye du­çar eyle!”

Bu adam ölmeden önce kör oldu. Duvarlara tutunarak yürüyor, di­lencilik ediyordu. Muhtar b. Ebu Ubeyd zamanındaki kargaşada öldü­rüldü.

Abdülmelik b. Umeyr diyor ki: Ben onu son zamanlarda yollarda cariyelere sataşırken gördüm, ‘nasılsın?’ diye soranlara: “İhtiyarladım, fitneye düştüm. Beni Sa’d b. Ebi Vakkas’ın bedduası tuttu” cevabını verirdi. Kadisiyye savaşında Sa’d b. Ebi Vakkas yaralandı. Bu sebeple şehrin fethedilişini göremedi. Ceyle* denilen yerde bir adam savaştaki kayıpları kastederek Sa’d b. Ebi Vakkas’a laf vurarak şu şiiri söyledi:

Baksana Allah dinine verdi zafer

Sa’d Kadisiye kapısında muzaffer!

Ayrı düştük evimizden kimsesiz kaldı nice kadınlar

Sa’d’ın hanımları arasında dul mu var?

Bunu işiten Sa’d şöyle dua etti:

Allahım! Bizi bu adamın elinden ve dilinden kurtar. (Ceyle Yemen kalelerinden birisidir. Bakınız: Merâstd’ul-îttila, Bağdadi, 1/368 (Çevi­ren)

Daha sonra bu adama bir ok isabet ederek dili ve eli koptu; dilsiz ve elsiz kaldı.

Sa’d b. Ebi Vakkas hazretleri birinin Hz. Ali, Talha ve Zübeyr’e sövdüğünü işitti. Adama bundan vazgeçmesini söyledi. O ise bundan vazgeçmediği gibi Hz. Sa’d’ı hafife alarak: “Sanki bir Peygamber imiş­sin gibi beni tehdit ediyorsun!” dedi.

Bunun üzerine Sa’d b. Ebi Vakkas şöyle dua etti: “Allahım! bili­yorsun ki bu adam kendileri hakkında lütufta bulunduğun kimselere sövdü. Onlara sövmesi seni gazaplandırmıştır. Ona öyle bir ceza ver ki herkese ibret olsun.”

Az sonra (ağılından) kaçmış kızgın bir deve adamın üzerine çıktı ve onu çiğneyip öldürdü.

Bir keresinde (bakılmayacak bir durumda iken) bir kadın Sa’d b. Ebi Vakkas’ı görmüştü. Sa’d kadına bakmamasını söyledi. Kadın bu uyarıyı dikkate almadı. Bunun üzerine Sa’d kadına; “Yüzün ters dön­sün!” diye beddua etti, (bir süre sonra) kadının boynu kırıldı ve yüzü sırt tarafına döndü.

Müslümanların ileri gelenleri Sa’d b. Ebi Vakkas’ın duasının Al­lah katında makbul olduğunu biliyorlar ve onu kızdırmaktan çekmi­yorlardı.

Rivayet olunduğuna göre Sa’d b. Ebi Vakkas’ın bir cariyesi (so­kağa) çıkmış, esen rüzgar ile cariyenin giysisi açılmıştı. Bunu gören Hz. Ömer öfkelenerek kırbacını kaldırıp, cariyeyi cezalandırmak üze­reyken Sa’d gelip buna engel olmak istedi. Fakat Ömer kırbacını in­dirmişti. Bunun üzerine Sa’d halife Ömer’e beddua edecekken, Hz. Ömer daha çabuk davranarak kırbacını uzattı ve Sa’d’a: “Kısasa kısas sen de bana vur” dedi. Sonuçta Sa’d halife Ömer’i affedip ondan razı oldu. Burada göz önünde bulundurulması gereken nokta şudur: Sa’d b. Vakkas’a nisbet edilen dualardan hiç birisinde o rast gele kimseye dua etmemiş hak etmeyen kimselere zarar vermemiştir. (Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü üzere) ya bir yalancıya veya dil uzatıp (haksız yere) laf atan birine veya söven birine veya inatçı bir meraklı­ya dua etmiştir.

Hz. Peygamber’in, Saıd hakkındaki duasının bereketini, Sa’d’ın düzgün yaşayış ve takvasını, duasındaki ihlasını ve ihlasla Allah’a yö­nelişini, sonra dualanndaki haklılığını düşünürsek; bir de bunlara hak­larında beddua edilenlerin yaptıklanna bir ceza olmak üzere bedduaya müstehak olduklarını eklersek, Sa’d b. Ebi Vakkas’ın dualarının niçin kabul edilmiş olduğunu anlarız.

Değerli okuyucu! Tüm bunlardan sonra, şunu söyleyebiliriz: Bu Allah’ın bir lütuf ve ikramıdır, dilediğine verir.

Allah büyük lütuf ve ih­san sahibidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close