Bir kimse vefat ettiği zaman en iyisi hemen onu defnedilmek üzere hazırlayıp, kefenleyip defnetmektir. Zira cenazeyi defnet­mek görüş birliği (icma) ile farz-ı kifayedir. Çünkü cenazeyi defnetme-yip olduğu gibi bırakmak onun saygınlığını yok eder. Cenaze öylece ortada kalırsa (bir süre sonra) insanlar kokusundan rahatsız olmaya başlarlar. Bunun içindir ki cenazeyi defnetmekte acele etmek, geciktir­mekten evlâdır. Hz. Adem’den günümüze kadar yapılan da budur. Ni­tekim halk arasında yaygın bir söz vardır: “Ölüyü defnetmek ona ik­ram etmektir.”

Cenazenin defni için belirli bir vakit yoktur. Çünkü gece olsun, gündüz olsun cenazeyi defnetmek caizdir. Gece defnetmekte kerâhat yoktur. Hz. Ebubekir gece vefat etmiş, sabah olmadan defnedilmiştir. Bundan sahabe-i kiramın cenazeyi defnetme işlemini geciktirmedikle­ri anlaşılıyor.

Cuma gününün büyük bir gün olduğunda şüphe yoktur. Cuma gü­nünün fazileti hakkında bir çok hadis ve rivayet vardır. Fakat sualde ifade edildiği üzere cumadan bir gün önce vefat eden cenazeyi defnet­mekte acele etmek, (ertesi gün cumadır gerekçesiyle) ertelemekten da­ha hayırlıdır.

Ölen kişiye fayda ve zarar vermekte esas olan kendisinin yaptığı işlerdir. Nitekim ayette şöyle buyurulmuştur:

Bilinsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur. Ve çalışması da ileride görülecektir. (Necm/39)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close