Sana’a sözcüğü Arapça’da bir şeyin ilk durumunu ve o şe­yin bir benzeri olmayacak şekilde yapıldığını gösterir. Aynı kökten olan İbda kelimesi bir şeyi örneksiz olarak sanatkârane bir şekilde yap­maktır.

Her hangi bir kimseyi taklit etmeden (Özgün) bir söz söyleyince “sözü ibda ettim” denir.

Daha önce benzeri olmayan bir şeyi yapan kimse “Ben şu şeyi ib­da ettim” der.

Birisi daha önce su çıkarılamayan kuyudan su çıkarırsa: “Filan adam bu kuyuyu ibda etti” denir.

Yüce Allah göklerin ve yerin bediidir. Çünkü onları önceden bir benzeri yok iken ilk olarak hikmeti ve kudreti ile yaratmıştır.

Ragıb el-İsfehâni Müfredatında şöyle diyor: ibda kelimesi Allah hakkında kullanıldığı zaman Cenab-ı Hak ibda konusu olan şeyi zaman, mekân, madde ve âlet söz konusu olmadan yarattı anlamına gelir.

Ibdâ kelimesine böyle anlam verilmesi sadece Yüce Allah için söz konusudur.

Sözlük yönünden yapılan bu açıklamalardan sonra şunu söyleye­biliriz: “Bedi’uz Zaman (Bediüzzaman  )” lakabı verilen kimsenin söylediklerini ve yap­tıklarını yaşadığı zamanın insanlarının yapamadığını veya söyleyemediğini ifade etmektedir.

Tabidir ki bu anlam insan gücünün sınırları içerisindedir. Buna göre yaratmak ve bir şeyi yoktan var etmek anlamı söz konusu değil­dir. Zira bu özellik yalnızca Allah’a mahsustur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close