Abdullah Nedim’in babası Mısır’ın deniz tarafındaki kazalarından birinde yaşayan bir Mısırlı idi. Sonraları İskenderiye’ye taşındı.

Ekonomik ba­kımdan durumu iyi olmayan, gemi inşasında çalışan bir marangoz idi. Bir süre bu mesleği yaptıktan sonra bu işi bırakıp, bir fırın açtı. Bu du­rum onun fakirliğinin derecesini göstermektedir. Fakat fakirlik, işinde zirveye çıkmış kimselerin yetiştiği bir okul olmuştur.

Abdullah Nedim, İskenderiye’de mütevazı bir ortamda dünyaya gelmiştir. Hayatının ilk yıllarını bu ortamın diğer insanları gibi fakir olarak geçirdi. Fakat gençlik döneminde okumaya karşı şiddetli bir eğilim belirdi. İlmi ve edebi kitaplara ilgi duydu. Bu yöneliş onda öy­le bir edebi mizaç oluşturdu ki makale yazacak, uzun kasideler yaza­cak ve halk şiirleri söyleyecek hâle geldi.

Geçimini sağlamak için bir meslek edinmeyi isteyen Nedim, mors alfabesini öğrendi.

Böylece Binhâ şehrinde posta idaresinde telgraf memuru olarak çalışmaya başladı.

Sonraları Hidiv İsmail Paşa’nın babasının maiyetine girerek yük­sek saraya geçti. Burada durumu iyileşti ve rahata kavuştu. Böylece kendisini edebiyata verdi ve zamanının edebiyatçılarını tanıdı. Fakat saraydaki ihanet ve entrikalar onun perişan bir halde saraydan kovulmasıyla sonuçlandı.

Nedim, hayatın acısını tattığı güç bir dönemden sonra bir süre Daklehiye kazasında Ebû Sa’de ailesi ile birlikte kaldı. Bu sürede ço­cuklarına ders verip ailenin büyükleri ile sohbet etti. Aile ile anlaşama­dığı için oradan da ayrıldı. Mansûra’da bir ticarethane açan Nedim, ticarette başarılı olamadı.

Nedim’in içinde olduğu kötü şartlar deniz işleri müfettişi Şahin Paşa ile tanışmasına kadar devam etti. Nedim’den hoşlanan Şahin Pa­şa onu gözetti ve ikramlarda bulundu.

Nedim, Hidiv İsmail Paşa döneminde yaşamıştır. Bu dönemde Mısır’ın durumu son derece kötü idi. Zulüm ve kötülüklerin sınırı yok­tu. Halk köleler ve hayvan sürülen gibi oradan oraya sürülüyordu. Ab­dullah Nedim bu dönemde gençlikten bir grup bulabilmek ümidi ile İs­kenderiye’ye döndü.

Nedim İskenderiye’de Mısırlı Gençler adındaki gizli bir teşkilata katıldı. Nedim her şeyini bu yolda feda edip teşkilatın fikirleri uğrun­da çalışıyordu.

Daha sonra İslâm Hayır Cemiyeti’nin kuruluş çalışmalarına katıl­dı. Bu cemiyetin ilk açtığı okulda yöneticilik yaptı. Yazı, konuşma ve eser telifinde zirveye ulaştı. Arab, Vatan Talih ve Başarı isimli hikaye kitaplarını yazdı.

Çıkardığı Tenkit ve Tebkit isimli dergide, kötülükleri dile getirip alaycı bir üslupla eleştirdi.

Arablar tarafından başlatılan başkaldırma hareketine konuşmaları ve yazıları ile kahramanca ve samimi bir şekilde katıldı.

Olayları daha yakından izleyebilmek için Kahire’ye taşındı. Baş­kaldırma olayları başarısızlıkla sonuçlanıp hürriyet taraftarları aranma­ya başlayıp, bunlara ağır cezalar verilmeye başlanınca Nedim için Mı­sır’da gizli bir hayat dönemi başladı.

Dış görünüşünde değişiklikler yapıyor, sürekli yer değiştiriyordu. Bir süre dostlarından birinin yanında kalıyor, sonra diğerinin yanında zamanını geçiriyordu.

Nedim bu dönemde birden çok evlilik yaptı. Öte yandan hükümet, Nedim’in ömür boyu Mısır’dan sürülmesi kararını aldı. Tüm aramalara rağmen Nedim Mısır’da dokuz yıl gizlenmeyi başardı. Dostlarının ve kendisini koruyanların himayesi kadar kendisinin kamuflajdaki başarı­sı bunda etkili oluyordu. Bu sırada Nedim çok sıkıntılı günler geçiri­yordu.

Sonunda bir ajan saklandığı yeri belirleyip ilgililere gösterdi. Ya­kalanan Nedim, Yafa’ya sürüldü. Hidiv İsmail Paşa ölene kadar Mı­sır’dan uzak yaşadı. Abbas Paşa işbaşına gelince Nedim’e Mısır’a dön­me izni verdi ve döndü. Derken İngiliz sömürgesi belâlarım yağdırma­ya ve kötü yüzünü göstermeye başladı.

Nedim bu arada Üstad dergisini çıkarmaya başladı. Burada en şid­detli şekilde İngilizlerin siyasetine saldırıyordu. Nedim, bir kere daha Mısır dışına sürüldü*

Gazi Ahmed Muhtar Paşa Nedim’i Abdulhamid’in divan görevleri arasına alarak ona iyi bir hizmet yaptı.

Abdullah Nedim yakalandığı kalp hastalığına kadar sultan Abdul­hamid’in görevlileri arasında kaldı.

Tutulduğu hastalıktan kurtulamayarak ülkesinden uzakta garip olarak öldü.

Ülkesi için çalıştığı ölçüde Allah Teâlâ ona rahmet eylesin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close