Yıllarca şeker hastası olmamıza rağmen maalesef endokrinoloji uzmanlarının biri bile açlık insülin değerine dikkatimizi çekmedi. Gerçi çekselerdi de ne değişirdi?

Çünkü Türkiye’de laboratuvarların referans aralıkları tam bir içler acısı durumda. İnsülin (açlık) değeri laboratuvarlarımıza göre 2-25 uU/mL ise normal kabul ediliyor.

Yani açlık insülin değeri 20-25 aralığında çıksa bile laboratuvar uyarı vermediği için “H” veya “L” yazmadığı veya oklar koyup koyu renkle yazmadığı için doktorlarımız bunu normal olarak görüyor.

Sağlık Bakanlığımız da çıkıp laboratuvarlara, doktorlara “siz ne yapıyorsunuz?” demiyor.

İşte bize göre Canan Hoca ile Jinekologların şeker yükleme testi konusunda anlaşamamalarının altında da bu referans aralıkları yatıyor. Jinekologlar açlık insülininden sonuç alınmaz diyor.

Tabii ki laboratuvar değerlerine bakarak değerlendirme yapacak olurlarsa sonuç alamazlar. Çünkü laboratuvarlar açlık insülini 24,9 çıkan bir kişiyi bile normal gösteriyor.

Oysa Canan Hoca ve bir çok doktor bu değer 5 in üzerine çıkmışsa tehlikenin başladığını yazar ve söyler.

Canan Hoca hamilelerde de açlık insülin değeri 10 uU/mL ‘ye kadar kabul edilebilir der.

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, üçüncüsü ise Amerika’nın ezber bozan doktorlarından Dr. Mercola. Bu üç doktor acaba açlık insülini kaç olmalı diyor, neler demişler?

Bu arada maalesef pek çok kişi de açlık insülini ile HbA1C (üç aylık şeker ortalaması) değerlerini birbirine karıştırıyor oysa iki değerin birbiriyle uzaktan akrabalığı belki olabilir ama aynı değil. Şimdi açlık insülini için kim ne demiş hep birlikte okuyalım:

Dr. Osman Müftüoğlu 27 Ekim 2013 tarihinde “İnsülin Direnci Ciddi Tehdit” başlıklı yazısında “açlık insülininiz de 8’den fazla bulunursa, sizde de insülin direnci gelişmiş olabilir. Hele hele açlık insülininiz 15-20’li rakamları bulmuşsa süreç bir hayli ilerlemiş demektir.” (3) Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

19.03.2014 tarihli “İnsülin Direnci Neden Önemli?” başlıklı yazısında “İnsülin seviyesi arttıkça da yaşam kalitesi düşüyor, ömürler kısalıyor. Hele hele 8’i geçtiğinde sorunu “mutlaka çözümlenmesi gereken bir tıbbi problem” olarak görmek gerekiyor.

Tokluk insülin değerleri de en az açlık insülin değerleri kadar önemli ve genelde tokluk insülini değerlerinin de 40’ı geçmemesi bekleniyor. “ (4)

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu 21.09.2015 tarihli “İnsülinin Fazlası Hasta Eder İnsanı” başlıklı yazısında “Aç karna alınan kan örneğinde (ideali 10-12 saat açlıktan sonra alınan kan örneğidir) sağlıklı insülin değeri 5 ünitenin altında olmalıdır. 5-8 ünite arasındaki değerler alarm işareti sayılmalı, 8’den yüksek değerler mutlaka ama mutlaka bir sağlıksızlık işareti kabul edilip düzeltilmelidir. Çok sayıda araştırma gösterdi ki, insülin seviyesi ne kadar azsa ömür o kadar uzun, yukarıda saydığımız sağlık problemleriyle karşılaşma ihtimali o oranda düşüktür.” (5)
.

Dr. Mercola’nın 17.12.2011 tarihli “Kaç yaşında göründüğünüzü belirlemek için bu test (insülin) kolesterolden çok daha önemli” başlıklı yazısında “Normal bir açlık insülin düzeyi 5 in altıdır ancak ideal olarak üçün altında olması istenir.” şeklinde belirtilmiş. (7)

SÖZÜN ÖZÜ:Üç doktorun görüşlerini kısaca özetleyecek olursak AÇLIK İNSÜLİN DEĞERİNİZ 5 İN ALTINDA OLMALIDIR. 5-8 arasındaysa korkun ve mutlaka beslenmenize çok dikkat edin. 8 in üzerindeyse de doktorunuzun kontrolünde metformin almak durumunda kalabilirsiniz.


Geçen haftanın en önemli sağlık haberi şu oldu:

Uzun süredir kullanılan bir diyabet ilacı (metformin), belki de yolu yıllardır gözlenen “ömür uzatan hap” olabilirdi. Haber önemliydi. “Ömrü uzatan”, sadece uzatmakla da kalmayıp “yaşlanmayı gençleştiren” mucize bir hap söz konusuydu. Daha da önemlisi o hap biz doktorların neredeyse kırk yıldır kullandığı bildik, tanıdık, güvenli bir ilaçtı. Herkesin ulaşabileceği kadar da ucuzdu. Peki, bu haber bizi ne kadar umutlandırmalı? Metformin mucizesinin gerçekleşme ihtimali var mı?Bana sorarsanız bu ihtimal var ve daha şimdiden en az yarı yarıya gerçekleşmiş durumda. Nedeni şu:

Metformin, benim gibi yaşlanma sürecine ilgi duyanların uzun süredir radarında zaten olan bir ilaç.
Bize göre de, en az üç nedenle yaşlanmayı yavaşlatabilmesi, daha da önemlisi daha genç ve dinç yaşlanmaya destek olabilmesi mümkün. Birinci neden metforminin “antienflamatuar”, yani “yangı baskılayıcı” bazı özelliklerinin olması. Bu özellik birçok çalışma ile teyit edildi. Metformin gelişebilecek iltihabi süreçleri daha hücre düzeyindeyken baskılayabiliyor. Bilindiği gibi yaşlanma süreçlerinin en önemli sorunlarından biri iltihaplanma. Onun baskılanabilmesi çok ama çok önemli bir nokta.

Metforminin ikinci bir yeteneği daha var:

En tehlikeli ve riskli kötü kolesterol türevleri LDL-3ve LDL-4’ün şekerlenmesini (glikasyonunu) de baskılayabiliyor. Bu damarların kötü kolesterolden daha az zarar görmesi anlamına geliyor. Bilindiği üzere iyi yaşlanmak için her şeyden önce sağlam damarlara sahip olmanız lazım. İyi yaşlanmanın temel belirleyicilerinden biri iltihabı baskılamaksa, diğeri de glikasyonu yavaşlatmak. Metformin bu ikilinin her ikisine de etkili bir mucize molekül gibi görünüyor. Bitmedi, metforminin üçüncü bir marifeti daha var. Bu marifeti ise on yıl kadar önce 2005’te anlaşıldı. Sonradan, ardı ardına gelen yeni araştırmalarla da desteklendi: Metformin prostat, kalınbağırsak, meme kanseri gibi bazı kanserlerin oluşumunu da engelleyebiliyor.


İnsülin direnci de, bu direncin yarattığı kilo meselesi de çoğu zaman sadece beslenme önlemleri ve düzenli egzersizle ortadan kalkabiliyor. Ama bazen metformini de devreye sokmak gerekebiliyor.

Kilo sorunu ve insülin direncine çare arayanların, çözüm olarak her gün metformin içeren bir ilaç yutması şart değil. Kararı doktora bırakmak, ama o önerdiğinde de “Ben bu hapı yutmam arkadaş!” diye inatlaşmamak lazım.
Şu nokta mühim: İnsülin direnci de, bu direncin yarattığı kilo meselesi de çoğu zaman sadece beslenme önlemleri ve düzenli egzersizle ortadan kalkabiliyor. Ama bazen metformini de devreye sokmak gerekebiliyor.
Evet, metformin de bir kimyasal. O da bazı durumlarda yan etkisi hatta toksik zararları olabilen iki ucu keskin bir molekül. Ama ortada bilgili ve ilgili bir hekim ile hasta işbirliği varsa, ciddi bir sorun da çıkarmıyor.
Ayrıca düzenli yutulduğunda başka marifetleri de olabiliyor. Mesela metforminin etkili bir “iltihap baskılayıcı/ antienflamatuar” ve “kanser önleyici” olabileceğini gösteren bulgular var. Tabii bu bulguların henüz yetersiz olduğu da unutulmamalı!

Kilo sorununuz varsa ilk işiniz “Diyete hayır!” demek olsun. Yani daha yolun başında “Diyete direnin!” sloganı ile yola çıkın. Neden kilo aldığınız sorusuna yanıt bulmadan, bedeninizin metabolik ayarlarını anlamadan, ruhsal sorunlarınıza çözüm bulmadan, sorgulamadan diyet yapmayın.
Sadece “kalori kısıtlamasının” asla yetmeyeceğini, asla kalıcı bir sonuç vermeyeceğini aklınızdan çıkarmayın. Kalori kısıtlamaları sonucu fazla yağların yanı sıra güzelim kaslarınızın da eriyip kaybolacağını hatırlayın.
Ne kadar yediğiniz kadar, ne yediğinizin, ne zaman yediğinizin, nelerle yiyip içtiğinizin, dahası neyi nasıl, ne sürede hazmettiğinizin, hatta hazmettiklerinizi nasıl yaktığınızın da önemli olduğunu unutmayın.
Hiçbir “kilo kaybı” programının sadece diyetle ya da sadece egzersizle başarılı ve kalıcı netice vermeyeceğinden en küçük şüphe duymayın. Bunlara uyulmadığı için kilo verenlerin yüzde 98’i 2 yıl sonra yeniden kilo alıyor. Bunların da en az yarısı eski kilolarından daha yüksek kilolara “merhaba” diyor.

EGZERSiZ EGZERSiZ EGZERSiZ

Kendimizi kandırmayalım, yürümek için hepimizin vakti var. Düzenli yürümenin sağladığı faydalarsa en az beslenme kadar mühim. Sadece kilo kontrolü için değil, sağlığın her alanı için her gün yürümek yani düzenli egzersiz yapmak şart.
Az veya çok fark etmiyor, attığınız her adım, egzersize yaptığınız her yatırım size sağlam bir kalp, güçlü bir bellek, demir kadar güçlü kemik ve kaslar, harika bir bağışıklık, mükemmel bir iyimserlik ve mutluluk hissi şeklinde geri dönüyor.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/osman-muftuoglu/insulin-direncinin-tek-caresi-metformin-mi-41013006

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close