Taha suresi

Taha suresi Kur’an-ı Kerim’in yirminci suresidir. Mekke’de indirilmiştir. Yüz otuz beş ayettir. Adını ilk ayette geçen “ta-ha” harflerinden almıştır.

Taha, Hz. Peygamber’in adlarından da biridir.

Sureye, Kur’an-ı Kerim’in Allah tarafından gönderildiğini ve özelliklerini açıklayan ayetlerle başlanır. Mekke müşriklerine Allahuteala isim ve fiilleriyle tanıtılır. Bütün bilgilerin sahibi olan Allah tarafından daha önce Musa’ya vahiy gönderildiği gibi Hz. Muhammed’e de vahiy gönderildiği belirtilir.

Surede, Musa Peygamber’in peygamber olarak seçilip yetiştirilmesine, ona verilen mucizelere, Firavun’a gidip öğüt vermesine, kendisine yardımcı olan kardeşi Hz. Harun’un peygamber olarak seçilmesine kısaca yer verilir.

Surede, Allah’ın Hz. Musa’yı Firavun’un zulmünden kurtardığı gibi Hz. Muhammed’i de Mekkelilerin zulmünden koruyacağına dair müjdeler verilir. Surede, Musa ve Harun Peygamberlerin Firavun’u İslam’a davet edişleri ele alınır. Hz. Musa’nın, Allah’ı nasıl tanıttığına yer verilir. Mısır’da ve dünyadaki sonsuz nimetlerin Allah’ın olduğu hatırlatılır. Firavun’a, insanın ölümlü olduğu ve ahirette yeniden dirilmenin önemi ısrarla açıklanır. Hz. Musa’yı daha çocukken denizde boğulmaktan kurtaran ve Firavun’un şerrinden koruyan Allah’ın ona İslam’ı tebliğ ederken de Hz. Musa’yı koruyacağı bildirilir. Hz. Musa’ya verilen mucizeler ele alınır. Hz. Musa’nın gösterdiği mucizeleri sihir olarak niteleyen Firavun’un tüm sihirbazları toplayıp Hz. Musa ile onları yarıştırması konu edilir.

Mucizenin karşısında sihir yok olunca; sihirbazların topluca Müslüman oluşlarına ve sonra da Firavun tarafından şehit edilişlerine yer verilir. Surede, kıyamet ve kıyametin kopması, kıyamet gününde inkârcıların yeniden dirilmesi ile ilgili tasvirler yapılır.

İşlenen günahlara verilen cezaların bireyselliği üzerinde durulur. Ahirette kâfirlere herhangi bir şefaat ve yardım olmayacağı belirtilir. Ahirette kurtuluşun iman ve salih amel ile mümkün olabileceği açıklanır. Mekke’de inen birçok surede olduğu gibi Taha Suresi’nde de ilk insanın yaratılmasına, cennete konulmasına ve şeytanın vesvesesi ile cennetten çıkarılmasına yer verilir.

Bu arada, Allah’ı zikretmeyen ve vahiyden yüz çeviren kişilerin ilahî rahmetten uzaklaştırılmaları ele alınır. Allah, inkârcı toplumları hemen yok etmiyorsa, bunun onlara tanınan bir tolerans olduğu hatırlatıldıktan sonra, ahiretteki kurtuluşun iman ve namaza devamla mümkün olacağı belirtilir. İnkârcı Mekke müşriklerini ilahî bir azapla tehdit eden ayetlerle sure son bulur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.