Meryem suresi

Meryem suresi Kur’an-ı Kerim’in on dokuzuncu suresidir. Mekke’de inmiştir. Doksan sekiz ayettir. İçerisinde (16-37 ayetleri arasında) Meryem kıssası anlatıldığı için bu adı almıştır.

Sureye, Zekeriya Peygamberin Allah’tan aldığı emirleri insanlara tebliğ edecek ve kendisine mirasçı olacak bir oğul istemesini anlatan ayetlerle başlanır.

Onun, bu isteğini Allah’a dua ederek arz ettiğini ve duasında ahlaki ölçülere uyduğu haber verilir. Allah’ın da Zekeriya Peygamberin duasını kabul ettiği anlatılır.

Kur’an-ı Kerim’de, Zekeriya Peygamberin oğlu olan Hz. Yahya merhametli, kibar, günahlardan sakınan, anne ve babasına iyilik eden, toplumsal barışa katkı sağlayan bir kişi olarak tanıtılır.

Surede, Hz. Meryem ile oğlu Hz. İsa’nın kıssasına da ayrıntılı bir biçimde yer verilir.

Hz. Meryem’in Allah’ın emri ile hamile kalması, onun iffeti ve terbiyesi, doğum için kavminden uzak bir yere çekilmesi, doğum esnasındaki sıkıntıları ve Allah’ın ona ikramları, doğumdan sonra çocuğunu alıp kavminin huzuruna gelmesi ve kavminin ona karşı yapmış olduğu çirkin saldırılar anlatılır.

Zekeriya Peygamber’in çocuğu olmayan hanımından çocuk yaratan Allah, bakire olan Meryem’den de babasız çocuk yaratmak suretiyle yaratmadaki kudretinin eşsizliğini tüm insanlığa göstermiştir. Her şey Allah’ın ‘ol’ demesiyle olur. Allah için, yaratmada hiçbir güçlük yoktur.

Hz. İsa’nın annesinin kucağında konuşması, Hristiyanların Hz. İsa’yı Allah’ın oğlu sayan bütün yanlış düşüncelerini ve inanışlarını reddedercesine “Ben, Allah’ın kuluyum ve onun peygamberi olacağım.” demesi, Allah’ın gönderdiği bütün dinlerin özü olan tevhit inancına vurgu yapması, namaz ve zekâtı emretmesi, anne ve babaya iyi davranmanın önemli bir ahlaki ilke olduğunu belirtmesi, surede işlenen en önemli konulardandır.

Surede, Hz. İbrahimle Azer arasında geçen tevhit mücadelesine de yer verilir. Hz. İbrahim, tevhit dinini tebliğ edip putperestliğe karşı çıkarken Azer’in bu nedenle onu öldürmek istemesi anlatılır.

Hz. İbrahim’in ise onun bu karşı çıkışına iyilik ve dua ile karşılık verdiği belirtilir. Surede, Hz. Musa ve onun Tur dağında aldığı vahiy, Hz. İsmail ve onun tebligatı da çok kısa olarak anlatılır.

Bu çerçevede müminlerin sahip olması gereken özelliklere de yer verilir. Müminlerin vahye uymaları, imanlarında sadık olmaları, günahlardan tövbe etmeleri, namaz kılmaları, zekât vermeleri emredilir.

Ahiret hayatının mutlaka gerçekleşeceğine dair açıklamalar yapılır. Allah, vahye karşı çıkanlara ve ahirete

inanmayanlara süre tanıdığını hatırlatır. Peygamberden, müşriklere gelecek azabı isteme konusunda acele davranmaması tavsiye edilir. Ayrıca Hz. İsa’yı veya melekleri Allah’ın çocukları diye anan tüm müşriklere uyarılar yapılır. Bu uyarılara kulak vermeyenlerin ahiret gününde cezalandırılacağı haber verilir.

Kur’an-ı Kerim’in müminler için bir müjde olduğunu bildiren, vahye inanmayanların ise helak olacaklarını anlatan ayetlerle sure son bulur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir