Enfâl suresi

Enfâl suresi Kur'an-ı Kerim’in sekizinci suresidir.

Medine’de inmiştir.

Yetmiş altı ayettir.

Adını “ganimet” anlamına gelen ve birinci ayette geçen “enfal” kelimesinden almıştır.

Sureye, Bedir Savaşı’nda müşriklerden elde edilen ganimetlerin Allah’ın ve Peygamber’in koyduğu ölçülere göre paylaştırılması gerektiği açıklanarak başlanır.

Müslümanların Allah’tan korkmaları, birbirleriyle iyi geçinmeleri, Allah’a ve Peygambere itaat etmeleri emredilir.

Müminlerin her dönemde düşmanlarına karşı alacakları tedbirler ve ilkeler sıralanır. Savaşların kazanılmasında en önemli faktörün her türlü hazırlık yapıldıktan sonra Allah’tan gelecek yardım olduğu vurgulanır. Sonraki ayetlerde gerek savaş gerekse barış zamanlarında insanları başarıya götüren ve ahiret mutluluğunu sağlayan etkenler sıralanır.

Bunlar; Allah’a ve Resulüne itaat etmek, hem kişilere hem de toplumlara hayat hakkı veren ilahî çağrıya olumlu şekilde karşılık vermektir. Surede, Allah’ın emirlerine karşı duyarlı olmanın müminlere ‘iyiyi kötüden ayırma’ niteliği kazandıracağından söz edilir. İlahî bir emir olarak insanların, Allah’a ve 76 Peygamberine itaat edip günahlardan sakınarak tövbe ettiklerinde, herhangi bir cezaya uğramayacakları belirtilir. Kâbe’de ve Allah’ın adının anıldığı diğer mescitlerde müşriklerin yönetim haklarının olmadığı üzerinde durulur. Savaşlarda zaferin elde edilmesinde belirleyici olanın sayısal çokluk değil; inanç, azim, cesaret, hazırlık ve ilahî yardım olduğu haber verilir.

Bu çerçevede Müslümanların her durumda Allah’ı unutmamaları ve onu dost edinmeleri emredilir. Allah’ın dostluğu çerçevesinde bir araya gelen müminlerin birbirleriyle çekişmemeleri; birlik ve dirliklerini yitirmemeleri tavsiye edilir. Toplumları zaafa düşüren nedenlerin bazıları sayılarak bunların; gösteriş, inançsızlık ve dünyayı putlaştırmak olduğu anlatılır. Firavun ve hanedanı- nın bu yüzden helak olduğu açıklanır. Müslümanların bu tür zaaflara düşmemeleri önerilir.

Surenin sonunda surenin baş tarafı ile irtibat kurularak İslam’da savaştan amacın esir ve ganimet elde etmek değil; insanları İslam’ın aydınlığına kavuşturmak olduğu bildirilir.

Bu çerçevede Allah için kardeş olmanın, din uğrunda hicret etmenin, hayırda dayanışma içerisinde bulunmanın, müminlere yardım etmenin, fitneden uzak durmanın önemi anlatılır. Müslümanlığı benimseyen bütün müminlerin aynı haklara sahip olduğunu ancak akrabaların kendi aralarında mirastan doğan farklı hak ve görevleri bulunduğunu bildiren ayetlerle sure son bulur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.