Enam suresi

En’am suresi Kur’an-ı Kerim’in altıncı suresidir.

Mekke’de inmiştir. Yüz altmış beş ayettir.

Adını yüz otuz altı ve yüz otuz dokuzuncu ayetlerde geçen ve “deve, sığır, koyun, keçi” anlamına gelen “en’am” kelimesinden almıştır. Surede, tevhit inancının, peygamberliğin ve yeniden dirilişin önemi üzerinde durulur. Şirk ve diğer sapık inançların insanlara verdiği zararlar anlatılır.

Eti yenilen ve yenilmeyen hayvanlarla ilgili açıklayıcı bilgilere; helal ve harama ait hükümlere yer verilir. Surede, gökleri ve yeri yaratanın Allah olduğu vurgulandıktan sonra bütün varlıkları belirli ölçü ve sınırlar çerçevesinde yaratan ve yaşatanın da yine Allah olduğu bildirilir.

Peygamberin bir melek olması, vahiy yerine yazılı bir kitap gelmesi gerektiği yolundaki tutarsız iddialara cevaplar verilir.

Tüm evrende Allah’ın tek ilah olduğu kesin ifadelerle açıklanır. Bir tek ilaha inanmanın önemi vurgulanır.

En değerli varlık olan insanı, yaratılmışlara tapınmaktan ve onların önünde küçülmekten kurtarmak için insanlığa peygamber göndermenin bir rahmet olduğu belirtilir.

Surede, inkârcıların ve müşriklerin bağnazlıkları ve tutarsızlıkları geniş geniş açıklanırken şirkin insanlığı hüsrana götüreceği söylenir. İnkârcıların, daha önceki çağlarda peygamberlere karşı direnen kavimlerin kötü akıbetlerinden ders almayı bilmedikleri dile getirilerek bazı çarpıcı örnekler verilir.

Allah’ın, kitabında hiçbir şeyi eksik bırakmadığı, dolayısıyla böyle bir kitaba karşı kör ve sağır gibi davranmanın çirkinliği açıklanır.

Surede, iman edenlerin yaptıkları amellerin karşılıksız bırakılmayacağı ve ahirette büyük mü- kâfatlar verileceği müjdelenir. İman konusunda İbrahim Peygamber’in örnek alınması tavsiye edilir. Bu çerçevede kendilerini İbrahim Peygamber’in soyundan sayan Mekkelilerin onun yolundan nasıl saptıkları anlatılır.

Hz. İbrahim dâhil bütün peygamberlerin çağrısının aynı olduğu haber verilir.

Evreni en güzel şekilde yaratan Allah’ın, evreni yaratırken insan, cin ve meleklerden herhangi bir yardımcısının olmadığı bildirilir. Yüz on sekizinci ayetten itibaren eti yenen ve yenmeyen hayvanlar hakkında bilgi verilir ve insanların helal ve haram koyma yetkisinin olmadığı dile getirilir.

Surede, geçim korkusuyla çocukları öldürmenin, zina yapmanın, adam öldürmenin, yetim malı yemenin, ölçüde ve tartıda hile yapmanın büyük günah olduğu üzerinde durulur.

Adaletli olmak, sözleşmelerin şartlarını yerine getirmek, suçlulara herhangi bir ceza uygulamada aşırılığa kaçmamak tavsiye edilir.

Allah’ın dinini yaşama ve başkalarına da anlatma konusunda samimi olmanın önemini vurgulayan ayetlerle sure son bulur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.