kıraat

kıraat: Okuma, telaffuz etme, tilavet.

“Kim Kur’an-ı Kerim’den bir harf kıraat ederse ona on sevap verilir…” (Hadis)

2. Hz. Peygamber’in okuma biçimini örnek alarak Kur'an-ı Kerim’i harflerin çıkış yerlerine ve tecvit kurallarına uygun olarak okuma.

“Kur'an-ı Kerim’i kıraat eden ve içerisindeki emirlere ve yasaklara uyan Müslüman narenciye gibidir; kokusu da tadı da güzeldir. Kur'an-ı Kerim’in içerisindekileri yaşayıp da kıraat etmeyen mümin ise hurma gibidir; tadı güzel, fakat kokusu yoktur. Kur'an-ı Kerim’i kıraat eden ama içerisindekileri yaşamayan münafık ise reyhan gibidir; kokusu güzel tadı acıdır. Ne Kur'an-ı Kerim’i kıraat eden ne de içindekileri yaşayan inkârcı kişiler ise Ebu Cehil karpuzu gibidir. Tadı da kokusu da acıdır.” (Hadis)

3. Namazın bir şartı olarak ayakta iken Kur'an-ı Kerim’den yeterli miktarda sure veya ayetler okuma.

“Kur'an-ı Kerim’den kolayınıza geleni (namazda) kıraat ediniz. Namaz kılınız, zekât veriniz.” (Kur'an-ı Kerim 73/20)

4. Hadislerin toplanma döneminde hadis toplayan ve öğrenen bir öğrenci nin, bir hadis âliminin naklettiği hadisleri o âlimin önünde okuması; hocası- nın da, varsa öğrencinin hatalarını dü- zeltmesi ve hadisi başkalarına nakletme konusunda ona icazet yani izin vermesi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.