kaza ve kaza namazı

kaza 1. Hükmetme, karara bağlama, emretme, mahkeme etme, yargı.

“Siz, ihtilafa düştüğünüz bir konuda benim hakemliğime başvurmak için bana gelirsiniz. Biriniz davasının delillerini (haksız olduğu hâlde) daha güzel anlatır. Ben ancak bir insanım. Duyduğumla kaza ederim. (Haksız olduğu hâlde) kime kardeşinin hakkından bir pay vermişsem o ateşten bir parçadır. Sakın onu almasın.” (Hadis)

2. Allah’ın, kulları için belirlemiş olduğu şeylerin zamanı ve yeri gelince tek tek ortaya çıkması, uygulanıp gerçekleşmesi. Allah’ın, olacak her şeyin ne zaman ve ne şekilde gerçekleşeceğini önceden bilmesine, belirlemesine kader; Allah’ın takdirinin yeri ve zamanı gelince, o şeylerin Allah tarafından yaratılması- na ise kaza denir. Bu anlamda kaza, kader ile birlikte kullanılır. Buna göre önce kader, sonra kaza gelir.

3. Yerine getirme, ödeme.

“Malının zekâtını verdiğin zaman üzerinde olan (zekât) borcunu kaza etmiş olursun.” (Hadis)

4. Zamanında yerine getirilememiş olan dinî görevlerin sonradan yerine getirilmesi. Esas olan, ibadetlerin vaktinde ve şartlarına uygun olarak yerine getirilmesidir. Hiçbir ibadetin kazası vaktinde yapılan bir ibadetle eş değerde değildir. Buna rağmen herhangi bir engel veya özür sebebiyle yerine getirilemeyen ibadetler sonradan kaza edilirler. Vaktinde kılınamayan namaz kılınır, verilemeyen zekât verilir, tutulamayan oruç tutulur. Bu ibadetlerin sonradan kaza edilmesi Kur’an-ı Kerim’in emri ve Hz. Peygamber’in uygulamalarına dayanır.

“Sizden her kim o aya (ramazan ayına) yetişirse oruç tutsun. Kim de hasta olur, yahut yolculukta bulunursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde orucunu kaza etsin…” (Kur’an-ı Kerim 2/185)

kaza namazı

Çeşitli nedenlerle vaktinde kılınamayan farz bir namazın vaktinin dışında sonradan kılınması. İslam’da ibadetlerin belli vakitleri vardır. İbadetlerin bu vakitler içinde yapılması zorunludur. Namaz da vakte bağlı ibadetlerden biridir. Vaktinde kılınmadığında kazaya kalmış olur. Hz. Peygamber vaktinde kılınamayan farz namazların kaza edilmesini emretmiştir. Hanefi mezhebine göre vitir namazı vacip olduğu için onun da kaza edilmesi gerekir.

“Kim uyur kalır veya unutarak  namazı vaktinde kılmamış olursa, hatırlayınca namazını kaza etsin.” (Hadis)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.