hidayet

hidayet 1. Doğru yolu gösterme, doğru yolu bulma, rehberlik yapma, irşat etme.

“Bu kitap ki doğruluğu konusunda hiç şüphe yoktur. Allah’tan gereği gibi sakınanlar için bir hidayettir.” (Kur'an-ı Kerim 2/2)

2. Allah’ın, insanlara kendi yolunda gidebilecek akıl, düşünme, öğrenme, hatırlama gibi yetenekler vermesi ve insanların da bunları kullanarak doğru yolu bulması.

“Allah kime hidayet verdiyse onu kimse hak yoldan saptıramaz.” (Kur'an-ı Kerim 39/37)

3. Allah’ın, kişiye dünya ve ahirette huzurun kaynağı olan ve onu sürekli mutlu edecek yolu göstermesi.

“Bizim uğrumuzda (rızamız için) çalı- şanları (mutlu edecek) yollarımıza hidayet ederiz.” (Kur'an-ı Kerim 29/69)

4. Günahlarla iç içe bir hayat yaşayan kimsenin dindar hâle gelmesi; günahlarını terk ederek İslam dinine uygun ahlak, ibadet ve davranışlar kazanması.

“Bir ömürdür içiyorsun, bırak  artık şunu! Der/Derviş Ahmet bu hidayetle hemen tövbe eder.” (M. A. Ersoy)

5. Müslüman olmayan bir kimsenin İslam dinine girmesi, Müslüman olması, hidayete ermesi, ihtida etmesi.

“Bir kişinin senin aracılığın ile hidayete ermesi dünya ve içindeki her şeyden daha hayırlıdır.” (Hadis)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.