hicap

hicap 1. Örtü, perde, engel.

“Ey iman edenler! Peygamber’in evine (rastgele) girmeyin. Ancak yemek için size izin verilir de girerseniz (erkenden gelip) yemeğin pişmesini beklemeyin. Çağrıldığınız zaman girin; yemeği yeyince dağılın, söze dalmayın. Çünkü bu davranışınız Peygamberi incitiyor, fakat o (size bunu söylemekten) utanıyor. Ama Allah, gerçekleri söylemekten utanmaz. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman hicap arkasından isteyin…” (Kur’an-ı Kerim 33/53 )

2. Utanma duygusu, ar, hayâ, namus.

“Salındı bahçeye girdi/Çiçekler selama durdu/Mor menevşe boyun burdu/Gül utandı hicabından” (Ercişli Emrah)

3. Müslüman kadınların İslam dininin koymuş olduğu kurallara göre giyinmiş oldukları örtü, başörtüsü, giyinme biçimleri.

“Büluğa eren bir kızın hicapsız olarak namaz kılması uygun değildir.” (Hadis)

4. Kâfirlerin, peygamberlerin Allah’tan getirmiş oldukları vahye ve tüm hakikatlere zihinlerini ve gönüllerini kapatmaları; takınmış oldukları bu inkârcı tavırların vahye ve hakikate ulaşmalarına oluşturduğu engel.

“(İnkârcılar, Ey Muhammed!) derler, kalplerimiz bizi çağırdığın her şeye kapalıdır, kulaklarımız sağırdır ve bizimle senin aranda bir hicap vardır. Öyleyse sen (ne istersen) yap, unutma ki biz de (her zaman yaptığımı- zı) yine yapacağız!” (Kur’an-ı Kerim 41/5)

5. Ahiret gününde inkârcıların Allah’ı görmelerine engel olan perde.

“Doğrusu onlar (kâfirler) ile Rableri arasında hicap vardır.” (Kur'an-ı Kerim 83/15)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.