hal

hâl 1. Durum, oluş, vaziyet, keyfiyet, tutum, tavır, hareket, davranış.

“Siz, benim yanımdaki hâlinizi benden ayrıldıktan sonra da koruyabilseniz yollarda melekler bile sizinle selamlaşır.” (Hadis)

2. İçinde bulunulan vakit, zaman, an.

“Hâl dediğimiz şey yarından sonra ‘mazi’ olacaktır.” (Y. K. Beyatlı)

3. İlahî bir bağış olarak, tasavvuf yoluna giren müridin kalbine gelen duygu, bu duygunun davranış biçiminde ruh ve bedenine yansıması.

“Hâl kalbe inen bir şey olup devam etmez.” (Cüneyd Bağdadi)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.