fesat

fesat

1. Bozukluk, karışıklık, yolsuzluk

“Onlara; yeryüzünde fesat çıkarmayın dendiği zaman ‘biz ancak ıslah edicileriz.’ derler.” (Kur’an-ı Kerim 2/11)

2. Nifak, bozgunculuk, ifsat.

“Allah sana nasıl iyilikte bulunuyorsa sen de (insanlara) iyilikte bulun. Yeryüzünde hiçbir zaman fesada uyma…” (Kur’an-ı Kerim 28/77)

3. Bir şeyin normal hâlinden ve hedefinden çıkıp yararsız duruma gelmesi.

“Eğer yerde ve göklerde Allah’tan başka ilahlar olsaydı (her şey) fesada uğrardı…” (Kur’an-ı Kerim 21/22)

4. Kokuşma, yozlaşma, çürüme, orta yoldan ayrılma, insanlar arasında fitne çıkarıp onların durumunu ve hayat tarzlarını doğruluktan saptırıp, din ve dünyaya ait çıkarlarını zedeleme.

5. Hak ve adaletin ortadan kalkmasının bir sonucu olarak insan hayatında kaçınılmaz biçimde ortaya çıkan kargaşa.

“(Münafıklar) Hâkimiyeti ellerine alır almaz yeryüzünde fesat çıkarmaya, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmaya çalışırlar. Allah fesadı sevmez.” (Kur'an-ı Kerim 2/205)

6. Bir ibadetin veya hukuki işlemin, nitelik ve şartlarındaki eksiklik ve bozukluk sebebiyle geçersiz olması.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.