Esmayıhüsna

Esmayıhüsna

1. Allah’ın zatını, sıfatlarını ve fiillerini en güzel şekilde tanımlayan Allah’a ait güzel isimler.

2. Allah’ın yücelik ve aşkınlığını ifade eden, zikir ve dualarda kullanılan ve duaların kabul olmasına vesile olan, kalplere huzur veren Yüce Allah’ın isimleri. Allah, esmayıhüsna aracılığı ile gereği gibi tanınabilir.

“Esmayı- hüsna Allah’ındır. Ona o isimlerle dua edin. İsimleri konusunda sapkınlığa yeltenenleri terk edin. Onlar yaptıklarının cezasını göreceklerdir.” (Kur'an-ı Kerim 7/180)

Esmayıhüsna şunlardır:

Allah: Varlığı zorunlu olan ve bütün övgülere layık bulunan zatın özel ve en kapsamlı adı.

el-Adl: Mutlak adalet sahibi, aşırılığa yönelmeyen.

el-Afüv: Hiçbir sorumluluk kalmayacak biçimde günahları affeden.

el-Ahir: Varlığının sonu olmayan.

el-Aliy: İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce.

el-Alim: Hakkıyla bilen.

el-Azim: Zatının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılmayacak kadar yüce.

el-Aziz: Yenilmeyen yegâne galip.

el-Bais: Ölümden sonra dirilten.

el-Baki: Varlığının sonu olmayan.

el-Bari’: Bütün varlıkları bir model olmaksızın yaratan.

el-Bâsıt: Rızkı genişleten, ruhları bedenlerine yayan.

el-Basir: Her şeyi gören.

el-Bâtın: Zatının görülmesi ve mahiyetinin bilinmesi açısından gizli.

el-Bedi’: Örneği olmadan sanatkârane yaratan.

el-Ber: İyilik eden, vaadini yerine getiren.

el-Cami: Toplayıp düzenleyen, kıyamet günü hesaba çekmek için yarattıklarını toplayan.

el-Cebbar: İradesini her durumda yürüten, yaratılmışların hâlini iyileştiren.

el-Celil: Azamet ve yücelik sahibi.

ed-Dâr: Zalimleri ziyana uğratan.

el-Evvel: Varlığının başlangıcı olmayan.

el-Fettah: İyilik kapılarını açan, hakemlik yapan.

el-Gaffâr: Daima affeden, tekrarlanan günahları bağışlayan.

el-Gafur: Bütün günahları bağışlayan.

el-Gani: Her şeyden müstağni, kendi dışındaki her şeyin ona muhtaç olması.

el-Habir: Her şeyin iç yüzünden haberdar olan.

el-Hadi: Yol gösteren, murada erdiren.

el-Hafıd: Alçaltan, zillete düşüren.

el-Hafiz: Koruyup gözeten ve dengede tutan.

el-Hak: Fiilen var olan, mevcudiyeti ve uluhiyeti gerçek olan.

el-Hakem: Son hükmü veren.

el-Hâkim: Bütün emirleri ve işleri yerli yerinde olan.

el-Halik: Takdirine uygun bir şekilde yaratan.

el-Halim: Acele ile kızgınlıkla muamele etmeyen.

el-Hamid: Övülmeye layık.

el-Hasib: Kullarına yeten, onları hesaba çeken.

el-Hay: Sonsuz hayatla diri olan.

el-Kâbıd: Rızkı tutan, canlıların ruhunu alan.

el-Kâdir: Her şeye gücü yeten, kudretli.

el-Kahhar: Yenilmeyen, biricik galip.

el-Kavi: Her şeye gücü yeten, kudretli.

el-Kayyum: Her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kâinatı idare eden.

el-Kebir: Zatının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılmayacak kadar yüce.

el-Kerim: Şan, şeref ve cömertlik başta olmak üzere her türlü üstünlüğe sahip.

el-Kuddus: Her türlü eksiklikten münezzeh.

el-Latif: Yaratılmışların ihtiyacını en ince noktasına kadar bilip sezilmez yollarla karşılayan.

el-Macid: Şanlı, şerefli.

Malikü’l-Mülk: Mülkün sahibi.

el-Mâni: Dilemediği şeyin gerçekleşmesine izin vermeyen, kötü şeylere engel olan.

el-Mecid: Şanlı, şerefli.

el-Melik: Görünen ve görünmeyen âlemlerin sahibi.

el-Metin: Her şeye gücü yeten, kudretli.

el-Muahhir: Geriye bırakan, erteleyen.

el-Muğni: Zenginlik verip tatmin eden.

el-Muhsi: Her şeyi tek tek ve bütün sıfatlarıyla bilen.

el-Muhyi: Can veren, dirilten.

el-Muid: Tekrar yaratan.

el-Mu‘iz: Yücelten, izzet ve şeref veren.

el-Mukaddim: Öne alan.

el-Mukit: Yaratmış olduğu tüm varlıkların ayırım yapmaksızın gıda ve yiyeceklerini veren.

el-Muksit: Adaletle hükmeden.

el-Muktedir: Her şeye gücü yeten, kudretli.

el-Musavvir: Şekil ve özellik veren.

el-Mübdi: Örneksiz ilk yaratan.

el-Mücib: Dileklere karşılık veren.

el-Müheymin: Kâinatın bütün işlerini gözetip yöneten.

el-Mümin: Güven veren, vaadine güvenilen.

el-Mümit: Öldüren.

el-Müntakim: Suçluları cezalandıran.

el-Müteali: İzzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce, aşkın.

el-Mütekebbir: Azamet ve yüceliğini ortaya çıkaran, gözler önüne seren.

el-Müzil: Alçaltan, zillet veren.

en-Nafi: Fayda veren.

en-Nur: Nurlandıran, nur kaynağı.

er-Rafi: Yücelten, izzet ve şeref veren.

er-Rahîm: Ahirette mümin kullarına keremiyle muamelede bulunan.

er-Rahman: Dünyada, mümin ve kâfir ayırt etmeksizin herkese merhamet eden.

er-Rakib: Gözetleyip kontrol eden.

er-Rauf: Şefkatli.

er-Reşid: Bütün işleri isabetli ve hedefine ulaşıcı, irşat edici.

er-Rezzak: Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren.

es-Sabur: Çok sabırlı.

es-Samed: Arzu ve ihtiyaçları sebebiyle herkesin kendisine yöneldiği,kendisi ise hiçbir şeye muhtaç olmayan ulular ulusu.

es-Selam: Esenlik veren.

es-Semi: Her şeyi işiten.

eş-Şehid: Her şeyi gözetleyen, bilen.

eş-Şekur: Az iyiliğe çok mükâfat veren.

et-Tevvab: Kullarını tövbeye sevk eden ve tövbelerini kabul eden.

el-Vacid: Dilediğini dilediği zaman bulan bir müstağni.

el-Vahid: Bölünüp parçalara ayrılmaması ve benzerinin bulunmaması anlamında tek.

el-Vali: Kâinata hâkim olup onu yöneten.

el-Vâris: Varlığının sonu olmayan ve sonunda her şeyin kendisine kalacağı mutlak varlık.

el-Vâsi: İlmi ve merhameti her şeyi kuşatan.

el-Vedud: Çok seven, çok sevilen.

el-Vehhab: Karşılık beklemeden bol bol veren.

el-Vekil: Güvenilip dayanılan. el-Veli: Yardımcı ve dost.

ez-Zâhir: Varlığını ve birliğini belgeleyen birçok delilin bulunması açısından âşikâr.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir