cennet

cennet

1. Bahçe, çok güzel ve ferahlık veren yer; meyvelik, ağaçların, suların ve gölgelerin bol olduğu yer; uçmak.

“Dediler: ‘Cehennem’de odun bulunmaz;/Yolcu, yakacağını kendi götürür!’/Anladım ki cennete giden de buradan/Gülünü zambağını kendi götürür!” (A. N. Asya)

2. Günahsız, günahları affedilen ya da günahlarının cezasını cehennemde çekmiş olan müminlerin, içerisinde sonsuza dek kalacakları yer.

Kur’an-ı Kerim ve hadislerde sekiz cennet ismi geçmektedir:

Firdevs, Adn, Me’va, Naîm, Huld, Karâr, Dârüsselâm ve Dârülmukame. Her mümin, yaptığı iyi işler ve amellerine göre cennette bir derece kazanır. Kur’an-ı Kerim ve hadislerde, cennet hakkında verilen bilgiler ve betimlemeler, müminlere anlayış ve kavrayış imkânı verir, yoksa bunların dünyadaki nimetlere benzemesi ve niteliklerin aynıyla orada bulunması kastedilmez. Cennetin mahiyeti ve özü akılla da kavranamaz.

“Müttakilere vadolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren cennet şarabından ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır…” (Kur’an-ı Kerim 47/15)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir