Namazın vacipleri nelerdir?

 

1- Üç ve dört rek’atlı farz namazlarda kıraati, ilk iki rek’atta ye­rine getirmek lazımdır. Zira son iki rek’atta veya birinci rek’atla ü-çüncü ya da ikinci rek’atla dördüncü rek’atta kıraati yerine getiren kimse bunu unutarak yapmışsa, yanılma secdesi lazım gelir. Şayed kasıdlı olarak yapmışsa bazı fıkıhçılara göre namazı sahih değildir ve baştan iadesi lazımdır.

2-  Fatiha ve bir sure ya da fatiha ve üç kısa ayet okumak. U-zun bir ayet üç kısa ayeti kapsayacak ölçüde ise onu da okumak kâ­fidir.

3- Önce fatihayı sonra sureyi okumak.

4- Fatiha ve zammi sureyi nafile ve vitr namazlarının bütün rek’atlarmda okumak. Şu halde birinci ya da ikinci rek’atta fatihayı okumayı unutup sadece sureyi okursa secdeye gitmeden evvel bunu hatırlarsa, hemen döner evvela fatihayı sonra zammi sureyi okur ve namaz sonunda yanılma secdesi yapar. Zira vacibi geciktirdiği için dört rek’atlı namazlarda misali; Öğle namazında ilk iki rek’atta unu­turda fatihayı okumaz sadece zammi sure okur ve sonra bunu ü-çüncü rek’ata kalktığında hatırlarsa artık fatihaa okumaz. Sadece namaz sonunda yanılma secdesi yapar.

Fakat ilk iki rek’atta yalnız fatihayı okur, zammi sure okumaz ve üçüncü rek’ata kalktığında bunu hatırlarsa üçüncü ve dördüncü rek’atlarda hem fatihayı hem zammi sureyi sesli okur ve namaz so­nunda yanılma secdesi yapar. Sesli sureyi hem zammi sureyi okur. Eğer yatsı namazı olsa şayet öğle ve ikindi olsa hızlı okumaları la­zımdır.

5- İlk iki rek’atta fatihayı birer defa okumak. Şu halde birinci veya ikinci rek’atta fatihayı iki kez üstüste okuyan kimseye yanılma secdesi yapmalıdır. Fakat evvela fatihayı okursa, ondan sonra zam­mi sureyi okur. Ve ondan sonra gene fatihayı okursa kesinlikle sehiv secdesi lazım gelmez.

6- Namazın mükerrer olan rükünleri ve vacipleri arasındaki tertibe riayet etmek. Şu halde birinci rek’atta her iki secdelerden bi­rini unutursa daha namazdan çıkmadan unutmuş olan secdeyi ha­tırlarsa namazın sonunda terkettiği secdeyi yapması ve yanılma sec-desiyle bu geciktirmeyi kapatması lazımdır.

Eğer namazdan sonra hatırlarsa namazı sahih olmaz, iadesi la­zımdır. Et-tahiyyat’a oturduktan sonra secdelerden ikisini yada biri­ni yerine getirmediğini hatırlarsa derhal secdeleri yapması, ondan sonra et-tahittat’a oturması lazımdır. Namazın sonunda yanılma sec­desi yapacakki bu açığı kapatsın.

7- Rükudan kalktığı zaman belini doğrultmak. Bu doğrultmak İmam Ebu Yusufa göre vaciptir. İmam Ebu Hanife ile İmam Mu-hammed’e göre vacip değildir. Aynı bunun gibi her iki secde arasın-dada azaların sakinleşmesi, durması da öyledir.

8- Rüku ve secdelerde itidala riayet etmek. Bu yalnız rüku ve secdelerde olmaz. Elbette bütün rükünlerde bu itidala riayet etmek vacip olur. Ta’dili erkenin en az miktarı, azanın teşbih getirilecek kadar bir müddet durdurulmasıdır.

9- Üç veya dört rek’atlı namazların birinci oturuşunda teşeh-hüd miktarı oturmak.

10– Birinci ve ikinci oturuşlarda teşehhüd okumak. Ne kadar birinci oturuş farz ise de, her ikisinde de teşehhüdün okunması farzdır. Teşehhüdü okurken manasını kalbinden geçirmesini, Allah’­ın huzurunda önce ona lazım gelen tazimi gösterip ondan sonra Pey­gamber ve salih mü’minlere dua yapıldığını bilmelidir.

11- Selam verdiği zaman, aynı zamanda selamın lafzını söyle­mek.

12– Vitr namazında kunut duasını okumak.

13- Bayram namazlarında belli olmuş olan sayıda tekbirleri söylemek. Şayet bayram tekbirlerini unutup yerine getirmezse, o za­man yanılma secdesi lazımdır.

14- Kıraati, aşikâre okunacak yerde aşikâr, gizli okunacak yer­de gizli okumak. Sabah namazının her iki rek’atmda, akşam ile yatsı namazlarının ilk iki rek’atlarmda kıraati aşikâr okumak vaciptir. Bu vucubiyet imam hakkındadır.

Eğer tek başına namaz kılan kimse olursa, o kendi keyfine bağlıdır. İsterse aşikâr, isterse gizli okuyabilir. Öğle ve ikindi namaz­larının her rek’atmda, akşamın üçüncü ve yatsının üç ile dördüncü rek’atlarmda gizli okumak vaciptir. Arafat’ta cemaatle kılman öğle ve ikindi namazlarında da durum öyledir. Yani imam öyle namazlarda da kıraatini gizli okur.

Cuma ve bayram namazlarında yine aşikâr okumak vaciptir. Ramazan’da vitr ve teravih namazlarında da imamın kıraati aşikâr olarak okuması vaciptir. Herhangi bir kimse yalnız başına kılsa o-nun hakkında aşikâr okuması vacip değildir. Kendi başına namaz kılan herhangi bir kimse kıraatin gizli okunduğu namazlarda her halde kıraati gizli okuması lazımdır. Aşikâr okunan namazlarda olursa kendi isteğine bağlıdır. Şayet aşikâr okursa imam gibi sesini yükseltmez. Çünkü imamdan fazla ses çıkartmamak lazımdır. Eğer fazla sesini yükseltecek olursa işaretle beraber caiz olur. Zira mak-sad cemaatin duymasıdır.

Namazdaki tekbir ve benzeri zikirler vacip kısmında olursa i-mara onu aşikâr olarak söyler. Yalnız kendi başına kılan kimse ise kendisi duyacak kadar bir sesle yerine getirir. îftitah ve bayram tek­birleri vacip olduğu için aşikâr söylemesi lazımdır. Namaz arasındaki intikal tekbirleri sünnet olduğu için, imam tarafından sesli söylenir. Eğer yalnız başına kılacak olursa, kendisi işitecek kadar sesli söyle­nir.

Bunlardan başka olan teşehhüd, amin, salavat ve dualar, rüku ve secdelerdeki teşbihler hep gizli olarak söylenir. Nafile namazlarda gündüzleyin kılman kıraat aşikâr okunmaz. Geceleyin kılman nafile­lerde ise kişinin isteğine bağlıdır, isterse gizli, isterse aşikâr okuya­bilir.

Aşikâr ve gizli okumanın tarifi; gizli okumanın en az hududu, kendisinin işiteceği miktarda olmasıdır. Aşikâr okumanın en az de­recesi ise başkasının duymasıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir