Hz Ebu Bekir (Ra):

İHz Ebu Bekir’in babasının adı Ebu Kuhafe (Osman) bin Amr’-dır. Annesinin adı ise Ümmül Hayr (Selma) b. Seğr bin Amr’dır. Binti Ammi Ebi kuhafedir ve ismi zevcetihi yani hanımının adı ise Hz Ab­dullah’ın anasının İsmi Keylet binti Abduluza’dır. Hz Aişe’nin ana­sının ismi ise Ümmül Ruman’dır. Kendisinin Resulullah (sav) efendi­mizden üç yaş küçük olduğu söylenmektedir. Hz Ebu Bekir ana ve baba tarafından Kureyş kabilesinin Teymi koluna mensuptur. Bu yüce şahsiyyet kuvvetli bir iman ve sağlam bir karaktere sahip olup çok halim ve merhametli, ince duygulu, hassas kalpli idi. Kur’an-ı Kerim okunurken göz yaşlarını tutamaz ve ağlardı.

İslamiyetten öncede dürüstlüğü, doğruluğu ve her cihetten iti­mada şayan olması hasebiyle kendisini saydırmış şerefli bir tacirdi, ilmi, ensabı, Arap kabilelerinin ve şahısların şecerelerini iyi bilirdi. Bu konuda çok mahirdi. İslamiyetten önce adı Abdul Kabe’ydi. Müs­lüman olduktan sonra Resulullah (sav) adı Abdullah’tır dedi. Resulullah “Atık” lakabını Ebu Bekir’e vermiştir.

Yani kendisi “Atık” Arapçada azad edilmiş demektir. Peygambe­rimiz (sav) Ebu Bekiri Sıddık (ra) için “Bu, Allah (cc)’ın cehennemden azad ettiği kimsedir” dediği için bu lakabı aldığı rivayet edilmektedir. Hz Peygamberin vefatı üzerinde türlü, çeşitli bölgelerde çevre kabilelerin isyanlarını bertaraf ettikten sonra Bahreyn, Umman,Yemen ve Hadramavt’ta kesin başarılar kazandı. Kur’an-ı Kerim’i tek nüsha halinde toplatttı. En çok gazaplandığı kişiler, devlet malı ile zengin­leşmek isteyenler oldu.

Şu dua onundur: “Ya Rabbi kıyamet gününde benim vücudumu o kadar büyüt o kadar büyüt ki cehennemini baştan başa ben doldu­rayım ve orada benden başka hiçbir kuluna yer kalmasın. Onların ye­rine ben yanayım.” Savaşa gönderdiği orduya talimatı şudur: Barışa ihanet yok. Kimseye tecavüz yok. Kimsenin uzuvlarını kesmek, iş­kence etmek yok. Çocukları, ihtiyarları, kadınları öldürmek yok. Yemiş veren ağaçlara da dokunmak yok. Hayvanları gıdadan başka maksatla kesmek yok. Manastırlara çekilmiş insanlara ilişmek yok.

Hz Peygamber (sav)’in şu hadisleri onun içindir:

Güneş, peygamberler hariç Ebu Bekir’den daha faziletli bir kimse üzerine ne doğmuş ne de batmıştır.”

Hayatında cennetle müjdelenen Hz Sıddıki Ekber 2 yıl, 3 ay, 10 gün halifelikten sonra 23 ağustos 634’te vefat ettiği zaman Kur’an-ı Kerim toplanmış, ümmetin vahdeti sağlanmış, islam orduları Bizans ve İran topraklarında eşsiz zaferler kazanmış, cihan tarihinin seyrini değiştiren “İslam” vakıası tarihteki yerini almıştı. Allah ondan razı olsun. O büyük zat Hicreti nebeviyye’nin 13’üncü senesi altmış ya­şındayken vefat etmiş, Ravzai Mutahhara’ya defnedilmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir