Şeref ud-din Tıybi kimdir?

Şeref ud-din Tıybi, Irak Acem bölgesinde Tevze denilen yerden olup, hicri se­kizinci asrın ileri gelen bilginlerindendir.

İsmi hakkında farklı şeyler söylenmiştir. Hasan b. Muhammed ol­duğunu söyleyenler olduğu gibi, Hüseyin b. Muhammed olduğunu söyleyenler de vardır.

Sehâvi şöyle diyor: Bu zat Mişkât Şerhi isimli kitabının başında kendi adının Hüseyin b. Abdullah b. Muhammed olduğunu bildirmiş­tir. Nitekim Mısbatim hadislerini tahric eden zât da kitabının başında aynı isme yer vermiştir.

Tıybi’nin adı Hüseyin b. Muhammed olarak bilinen kimselerin isimleri arasında geçmemiş olsaydı, kâtip kitabı yazarken değiştirmiş­tir derdim.

Tıybi tefsir, hadis ve edebiyat alanlarında âlim bir zattır. Kendisi­nin miras malı ve ticaretten kazanılmış büyük bir serveti vardı. Tıybi servetini hayır yolunda harcamıştır. O derecede ki ömrünün sonunda fakir düşmüştür.

Felsefecilere ve bidatçilere şiddetli reddiyeler yazmış, onların re­zilliklerini ortaya koymuştur.

Tıybi, sürekli öğrenci yetiştirmiş, öğrencilerinden ihtiyacı olanların masraflarını bizzat karşılamıştır. Kendisi Kur’an ve hadisten incelikleri Çıkarmakta eşsiz idi. Gözü az gören Tıybi alçak gönüllü bir zat idi.

Tıybi iyi itikatlı ve ikram sever bir kimse idi. Allah’ı ve Peygamberi’ni çok sever, ömrünün sonlarında gözleri zayıflamasına rağmen, yaz-kış, gece-gündüz namazlarını cemaatla kılardı.

İnsanlara İslâmî ilimleri öğretmeye devam ederdi. Kendisinden İslâmiyet’e nasıl saygı gösterileceğini öğrenmek isteyenleri çok sever, ilmi yaymaya ve değerli kitapları bilenlere ve bilmeyenlere emanet olarak vermeye önem verirdi.

Gününü tefsir ile hadis arasında ikiye böler: sabahm erken vaktin­den öğleye kadar tefsir, öğleden ikindiye kadar Sahih-i Buharı dersle­rine devam ederdi. Vefatına kadar böyle sürdü.

Tıybi merhum, 743 (h.) 1342 (m.) Şaban ayında hakkın rahmeti­ne kavuşmuştur.

Rivayete göre ömrünün son günü adeti olduğu üzere sabahleyin tefsir dersine oturmuş öğlen vakti bu dersini tamamlamış. Sonra hadis dersini vermekte olduğu yere gitmek üzere yola çıkmış. Evinin yanın­daki camiye girip oturarak nafile bir namaz kılıp farzı beklemeye ko­yulmuş. Kıbleye yönelmiş bir halde iken Şaban’m 13. günü ruhunu tes­lim etmiştir.

Tıybi arkasında bir çok kitap yazıp bırakmış bir âlimdir. Aşağıda­kiler onlardan bazılarıdır:

  1. Kitab’ul Tibyan fi’l Meâni ve’l Beyan. İbn Hacer Dürer’ul Karnine, isimli eserinde Tıybi’nin bu eseri ge­niş olarak yazdığını, öğrencilerine kendisinin planladığı bir usule uy­gun olarak özetlemelerini emrettiğini ve buna Müşkâl adını verdiğini, bunu da çok geniş bir şekilde açıkladığını kaydediyor.
  2. Keşşaf Tefsirinin Haşiyesi. Bu eserine Fütüh’ul Ğaybfi’l Keşfi An Kınai’r-Rayb adını vermiş­tir. Ezheriyye kütüphanesinde yazma bir nüshası vardır. Kitap dört cilt olup bir cildi Ribat kütüphanesinde mevcuttur.
  3. el-Hulâsafi Ma’rifet’il Hadis.
  4. Şerh-u Mişkât’il Mesabih. Bu eser hadis konusundadır.
  5. Ayrıca tefsir ilminde bir kitap yazmaya başlamıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir