Namaz kılmayan birinin şahitliği kabul edilir mi, ve­fat ettiği takdirde cenaze namazı kılınır mı?

Fıkıh bilginleri şu tespitleri yapmışlardır:

* Namazın farz olmadığına inanan ve bunu açık bir şekilde (söz veya davranışla) ortaya koyan kâfirdir.

* Namazın farz olmadığına inanan fakat bunu gizleyen münafıktır.

* Namaz kılmayı terk eden kişiden bu ihmalinden vazgeçip, namazı kılması ve tövbe etmesi istenir. Tövbe ederse Allah çok merhametlidir, bağışlayıcıdır.

Bilerek ve bir zorunluluk olmaksızın namaz kılmayan kimse gü­nahkâr (fâsık)**dır.

İslam hukukunda;

bazı fıkıhçılarına göre fâsık’ın şahitliği kabul edilmez.Ancak; fâsık, fıskından vazgeçer ve tevbe ederse, şahitliği kabul edilir.

İmâm Ebû Yûsuf (R.A.)’dan gelen bir rivayete göre fâsık’ın şahsiyetli birisi olması halinde de şahitliği kabul edilebilir.

Çünkü insan fâsık olmasına rağmen doğru sözlü olabilir.

Bununla birlikte, hakim, fâsık olan bir şahidin şahitliğine dayanarak hüküm verse, hükmü yürürlük kazanır ve geçerlidir.

Hanefilere göre bunun bir istisnası vardır; kazif (anlamı: iffetli bir müslümana zina isnad edip dört şahit getiremeyen ve bu yüzden kazf cezası uygulanan kişi) tevbe etmiş bile olsa, onun şahitliği kabul edilmez.

Diğer mezheplerin mensuplarına göre, tövbe ettiği zaman bu suçu işleyenin şahitliği de kabul edilir. bu ihtilaf Nûr Sûresinin 4. âyetinin farklı yorumundan kaynaklanmaktadır

(Zühaylî, a.g.e., VI, 567).

 

Namazı terk edenin (namaz kılmayanın) cenaze namazını kılmaya gelince:

Fıkıh âlimlerinin çoğunluğu, hayatında kelime-i şehadeti söyleyen biri olması şartıyla böyle bir kimsenin ölünce namazının kılınacağını söylemişlerdir.

Atâ diyor ki: “Lâilâhe illellah” diyenin cenaze namazını kılmamazlık etmem.

Katâde de şöyle diyor: Bilginler Kabe’yi kıble bilen kimseyi cena­ze namazından mahrum etmezlerdi. İntihar edenin de cenaze namazı kılınır.

Yine Kâta’de şöyle diyor: “Lâ ilahe illellah” diyen birinin namazı­nı kılmaktan âlimlerin hiçbirinin kaçındığını bilmiyorum.

İbn Sîrin ise şunları söylüyor: Kabe’yi kıble olarak bilen kimsenin cenaze namazını kılmanın günah olacağını söyleyen kimse görmedim.

Evet, Hz. Peygamber’in, taksim edilmezden önce ganimet malından çalan bir kimse ile intihar eden birinin namazını kıldırmadığı rivayet edilmiştir. Âlimler, Peygamber’in böyle davranışının sebebinin bu iki büyük günahtan insanları vazgeçirmek olduğunu söylemişlerdir.

Rasûlullah, borcunu Ödemeden ölen bir kimsenin de namazını kıldırmamıştık. Fakat ashabına onun namazını kılmalarını emretmiştir.

Bilmemiz gerekir ki vefat eden kimseye cenaze namazı kılmak Allah’ın rahmetini isteyerek dua etmektir. Bu duayı kabul edip etmemek Allah’a aittir.

Namaz kılmayanın dahi cenaze namazını kılmak gerekir” sözün­den, müslümanın namaz kılmayı ihmal etmesine yol verildiği anlamı çıkarılmasın. Zira namaz İslâm’ın temel farzlarından biridir. Onu terk eden kimse azabı şiddetli olan Allah’ın cezalandırması ile karşı karşıya kalacaktır. –

İyi kimselerin velîsi Allah’tır


***Fâsık ne demektir? 
Haram işleyene, günah işlediği bilinene, açıktan günah işleyene fâsık denir. Mesela namaz kılmayan, içki içen, kumar oynayan, yabancı kadınlara bakan, hanımını, kızını açık gezdiren fâsıktır. İşlediği günaha da fısk denir. Küçük günaha devam eden de fâsık olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.