Birinci veya ikinci ölüm yıldönümü münasebetleri ile ölen kimse için okunan Kur’an’ın sevabı Ölüye ulaşır mı?

İbn Teymiye ve İbn’ul Kayyım gibi fıkıh bilginleri, sada­ka ve istiğfar duasının ölüye fayda vereceği gibi, Kur’an okumanın da ölüye faydası olduğunu söylemişlerdir.

Hanefî mezhebine göre de insan Kur’an okusa veya sadaka verse ve sevabını başkasına bağışlasa bu sevap o kimseye ulaşır. Rivayet olunduğuna göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

Kabristanlığa uğrayıp on bir kere İhlas okuyup sevabını (oradaki) ölülere bağışlayan kimseye ölüler sayısınca sevap verilir.

Hz. Peygamber’e: “Ey Allah’ın Rasûlü! Biz Ölmüşlerimiz için sa­daka verip, haccediyor ve onlara dua ediyoruz. Bu yaptıklarımız onla­ra ulaşır mı?” diye sorduklarında Hz. Peygamber: “Evet, bu yaptıkla­rınız onlara ulaşır. Sizden birine bir tabak (içerisinde) hediye verildi­ğinde sevindiğiniz gibi onlar da sevinirler” buyurdu.

Ebu Davud’un rivayet ettiği: “Cenaze namazını kıldığınızda ölen kimse için içten gelen bir şekilde dua ediniz” hadisi de bunu ifade edi­yor. Hadisten duanın Ölen kimseye fayda verdiğini anlıyoruz. Bu üze­rinde görüş birliği olan bir husustur.

Buna akıl yönünden bir engel yoktur. Zira Allah’ın sevap vermesi bir zorunluluk değil, lütuf ve kereminin sonucudur. Hz. Allah dilerse hiç bir şey yapmayana da sevap verebilir. Allah rızası için bir şeyler ya­pana fazl u kereminden sevap vermesi O’nun lütuf ve ihsanıdır.

Kur’an okuyan kimsenin okumaya başlamazdan önce: “Allahım! Okuyacağım Kur’an’ın sevabını filan kimseye bağışlıyorum” demesi iyi olur. Bu takdirde okunan şey de dua sayılır ve görüş birliği ile se­vap ölen kimseye ulaşır.

Mâliki mezhebi âlimlerinden Karafî Furük isimli kitabında şunla­rı söylüyor:

İbadetler üç çeşittir:

  1. Sevabı sadece işleyen kula ait olan ibadetler.

Bunların sevabını başkasına aktarmak söz konusu değildir. İmân ve tevhid gibi.

  1. Sevabının ölmüş kimselere aktarılmasında insanların görüş bir­liği olan ibadetler.

Bunlar mal ile yapılan ibadetlerdir. Sadaka ve köle azat etmek gibi.

  1. Sevabının başkasına aktarılması hususunda görüş ayrılığı olan ibadetler.

Bunlar oruç, hac ve Kur’an okumaktır. Mâlik ve Şafii’ye göre bunlardan ölüye bir şey yoktur. Ebu Hanife ve Ahmed b. Hanbel ise okunan Kur’an’m sevabının ölüye ulaşacağını seylemişlerdir.

Karafi daha sonra şöyle der:

Bu meselede her ne kadar görüş ayrılığı varsa da insan bu husus­ta ihmalci olmamalıdır. Belki gerçekten de bunların sevabı ölüye ulaşmaktadır. Zira bunun durumu bize gizlidir.

İnsanların alışkanlık haline getirdikleri tevhid çekme de böyledir. Cömertliği ile ihsanda bulunmak Allah’a kalmıştır.

Fakat birinci perşembe, ikinci perşembe, kırkı, elli ikisi, yıl dönü­mü gibi merasimler İslâm’da varlığı bilinen şeyler değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.