Abdullah bin Mübarek kimdir?

îbn’ul Mübarek Ramazan kahramanlarından ve bu müba­rek ayın ileri gelenlerinden biridir. Zira o, hicretin 181. yılında Rama­zan ayında rabbine kavuşmuştur.

Abdullah 15. Mübarek hicri 118 yılında doğmuş, güzel bir İslâm terbiyesi ile yetişmiştir. Kendisi zeki ve bilgili bir kimse idi. Aynı za­manda zühd ve takva sahibi, cesur ve babacan bir adamdı. Yaptığı ilmi çalışmalarında her işittiğini yazıya geçirirdi. Kendisine niçin böyle yaptığı sorulunca: “Belki bana fayda sağlayacak kelime, henüz yazma­dığım kelimedir” cevabını vermiştir.

Abdullah ticaretle uğraşırdı. Geniş ve kazançlı bir işi vardı. Tica­retle uğraşması fıkıh ilmini öğrenmesine ve ibadetine engel olmamıştı.

Talebeleri kendisine: “Sen bize dünyaya önem vermemeyi emre­diyor, fakat Horasan’dan mallar getirip satıyorsun bu nasıl oluyor?” dediklerinde: “Ben bunu sadece kendimi korumak, ırz ve namusumu şerefli tutmak ve rabbime itaat etmekte bana yardımcı olması için ya­pıyorum. Nerede hakkı görürsem koşarak ona gitmişimdir” cevabını verdi.

Tarihçilerin bildirdiğine göre Abdullah ilk defa Şam’da hudut boy­larında cihada ve vatan savunmasına katıldığında mücahitlerin kahra­manlıklarını görünce arkadaşına dönerek şöyle demiştir:

Biz ölmüşüz! Ömür olarak yaşadığımız günlere ve şiir yazmakla geçirdiğimiz gecelere yazıklar olsun! Biz bunlarla uğraşırken bu­ralarda cennetin kapılarını açık bırakıp ömrümüzü (boşa) geçirip gitmişiz.

İbn’ul Mübarek geniş bilgisi ve derin anlayışının yanında sözü, işi ve örnek davranışı ile insanları rabbinin yoluna yönlendirme yolunda çalışmış mücadele edip durmuştur. Hicretin 181. yılı Ramazanında Bi­zans yönetiminde olan yerlerde vuku bulan bir savaşa katılmıştı. Bu savaştan dönerken Irak topraklarında Fırat kenarında Hit denilen yer­de bulunduğu sırada Ölüm kendisine yetişti.

O sıralarda 63 yaşında idi. Rabbi Teâlâ, Allah yolunda defalarca şehit olma yolunu arayan bu züht ve takva sahibi mücahidin sessiz bir şekilde ölüme kavuşmasını diledi. O kahramanlıkla dolu bir savaştan dönüş yolunda iken rabbi onu mücahitlerin sevabından mahrum bı­rakmadı.

Şu söz Abdullah b. Mübarek’in çok güzel sözlerinden biridir:

Gerçek insan âlim olanlardır. Kral olanlar ise (gerçekte) dünyadan el etek çeken kimselerdir. Dini alet ederek dünyalık elde edenler ise aptaldır.

Alimlerin mücahidi, fakihlerin zahidi Abdullah b. Mübarek’e se­lam olsun.

Allah ondan razı olsun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir