Zenginlik ve mal hırsı hakkında hadisler ve sözler

Zenginlik Hakkında

1- Ebû Hüreyre den yapılan ri­vayete göre o şöyle demiştir:

Asıl zenginlik, mal çokluğundan kaynak­lanan değil, gönlün zengin olmasıdır.[81]

2- Hz, Ömer bir hutbesinde şu sözlere yer verir:

Biliyor musunuz, tamah ve hırs (aslında) fakirlik, kanaat sahibi olmak zenginliktir. Zira kişi, bir şeyden ümidini keserse, ondan müs­tağni olur.”

3- Abdullah b. Mes’ûd bazen şöyle dua ederdi: azdıran zenginlikten, unutturan fakirlikten, kötülüğe sürükleyen nevadan, saptı­ran amelden sana sığırunmî” Avn Yezîd bu dua­ya, eza veren komşudan, ayartan arkadaştan (da) sana sığmınm!” diye ilavede bulunurdu.

4- Saîd b. Cübeyr ‘İn rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber bazen, “Ey Allahım, (asıl) bizim gönlümüzü zengin kıl!” diye dua ederdi.”

Mala Karşı Hırslı Olmak Hakkında

1- Hasan(-ı Basrî) yapılan rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdular:

Âdemoğlunun bîr vadi dolusu altını olsa ikinci bir vadisinin olmasını ister. Âdemoğlu­nun gözünü ancak toprak doyurur.

Şu da var ki, Allah Teâlâ tevbe edenlerin tevbesini kabul eder. [82]

2- Kays b. Ebî Hâzim’in rivayetine göre şöyle aemişür:

“Sizden birinin iki vadi dolusu malı olsa, sonra da kullanılmış yedi ok görse, binitinden inip onu alır.”

3- Enes b. Mâlik yapılan ri­vayete göre Hz. Peygamber şöyle bu­yurdular:

“Âdemoğlu yaşlanır da şu iki huyu onda kalmaya devam eder: Hırs ve tûl-i emel. [83]

4- Ebû Hüreyre ‘den yapılan rivayete göre Hz. Peygamber şöyle bu­yurdular:

Yaşlanmış kişinin, şu iki şeyi sevme hu­susunda gönlü hep genç kalır. Mal biriktirip toplamak ve uzunca yaşamak. [84]

 


[81] Buhârî, XI/271; Müslim, 11/726; Tirmizî, IV/586; îbn Mâce, 11/1386; Müsned-i Ahmed, 11/443.

[82] Buhârî, Xt’253; Müslim, 11/725; Tirmizî, IV/569; fen Mâce, ü/1415; Müsned-Î Ahmed, III/122, 168, 176, 192,198, 236,238,243,247,272,

[83] Buhârî, Xl/239; Müslim, IV725; Timıirf, !V,^70; îbn Mâce, Îyî414; Müsned-i Ahmed, 1Ü/1Î5.

[84] Buhârî, X!/239; Müslim, İl/724; TirmizL IV/570; İbn MSce, 11/1414; Müsned-i Ahmed, 11/443, 447.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir