Camiye giderken veya Mescide gitmek için evinden çıkan kişinin okuyacağı dualar

İnsan evinden hangi yere çıkarken ne söyleyeceğini daha önce anlat­mıştık. Ancak cami ve mescide gitmek üzere evden çıkarken (öncekilerine) şu duaları da eklemek müstehab olur:

  • Bu dualardan biri de, İbni Abbas (Radıyallahu Anhüma) teyzesi (ve müminlerin annesi) Meymûne’nin (Radıyallahu Anha) evinde gecelediğin­de, Peygamberin teheccüdü (gece namazı) ile ilgili olarak uzunca anlattığı şu hadîstedir:

İbni Abbas demiştir ki: “… Nihayet müezzin ezan okudu, yani sabah ezanını okudu. Peygamber de şöyle söyleyerek namaza çıktı:

Allâhümmec fî kalbînûren, ve fîHsânînûren, vec’al fî sem’î nû-ren, vec’aî fî basarî nûren, vec’al min hal fî nûren, ve min etnâmînûren,vec’al min fevkînûren, ve min tahtı nûren. Allâhümme a’tinî nûren tahtı nûren.

Anlamı:

Allah’ım! Benim kalbime nur,lisânıma da nur ver. Kulağıma nur ver, gözüme de nur ver. Arkamdan nur, önümden de nur ver. Üzerimden nur, altımdan da nur ver. Allah’ım’ Bana nur ver[43]

  • Bilâl’den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre demiştir ki, Rasûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Seılem namaza çıktığı zaman şöyle derdi:

Bismiîlâhi âmentü billahi, tevekkeltü alellâhi. Lâ havle ve lâ kuvvete il­lâ billahi. Allâhümme bi hakkı’s-sâilîne aleyke ve bihakkı mahreci hazâ feinnîlem ahruchu eşeren ve lâ betaren ve lâ riyâen ve lâ süm’aten. Harectü ibtigae merzâtike vettikâe sehatıke. Es’elüke en tüîzenîminennâri ve tüdhilenî’l-cennete.

Anlamı:

Bismillah, Allah’a iman ettim, Allah’a tevekkül ettim. İbâdete güc yetirmek ve günahlardan sakınmak, ancak Allah’ın kudret ve kuvveti ile­dir. Allah’ım! Senden isteyenlere olan va’dın hakkı için ve benim bu (iba­dete rızan için) çıkışım hakkı için, ben ne azgın, ne taşkın kimse olarak, ne de gösteriş ve riya sahibi olarak çıkmadım; Senin rızânı kazanmak için ve Senin gazabından korunmak için çıktım. Senden, beni ateşten koru­manı ve beni cennete koymanı istiyorum [44]

 Mescide veya Camiye Girerken Ve Oradan Çıkarken Okunacak Dualar

Mescide girerken şöyle demek müstehab olur:

Eûzü billahi’l-azîmive bivechihilkerîmi ve suîtânihi’l-kadîmi mineşşey-tânirracîmi. Elhamdü lillâhi. Allâhümme salli ve settim alâ muhammedin ve alâ âli muhammedin. Allahümmeğfir lî zünûbî veftah lî ebvâbe rah­metike.

Anlamı:

Allah’ın rahmetinden kovulmuş olan Şeytandan, yüce Allah’a, kerîm zatına ve daimî olan kudretine sığınırım. Hamd Allah’a mahsustur. Al­lah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in Ailesine rahmet et ve selâmet ver. Allah’ım! Benim günahlarımı bağışla ve rahmetinin kapılarını bana aç.

Sonra içeri girerken “Bismillah” deyip sağ ayağını ileri atarak. Çıkışta ise, sol ayağını ileri atar ve yukardaki duayı tekrar aynen okur. Yalnız

Ebvâbe rahmetike” Anlamı: (Senin rahmet kapılarını) yerine “Ebvâbe fadîike” Anlamı: İhsanının kapılarını (bana aç)” der.

  • Ebû Humeyd yahud Ebû Üseyd’den (Radıyallahu Anhüma) Re-sûlüllah Sallallahü Aleyhi ve Sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Sizden biriniz mescide girerken Peygambere Salâtü selâm getirsin, sonra şöyle desin:

Allâhümmeftah lî ebvâbe rahmetike

Anlamı:

(Allah’ım! Bana rahmetinin kapılarım aç).

Çıkarken de:

Allâhümme innî es’elüke min fadlike

Anlamı:

Allah’ım! Senin ihsanından Senden isterim

söylesin.'[45]

Müslim’in rivayetinde: “Peygambere Salâtü Selâm getirsin” sözü yoktur. Bu diğerleri­nin rivayetinde vardır.

îbni Sünnî de rivayetinde: “Çıkarken peygambere salâtü selâm getirsin

ve:

Allâhümme e’izni mineşşeytânirracîm

Anlamı:

Allah’ım! Beni kovulmuş şeytandan koru

desin.

sözlerini ilave etmiş­tir. Bu ziyadeleri, îbni Mace, Ibni Huzeyme, Ebû Hatem b. Hibban, sahih­lerinde rivayet etmişlerdir.

  • Abdullah b. Amr b. El-As, Peygamber Sallallahü Aleyhi ve Sel-lem’den rivayet ettiğine göre, Peygamber mescide girerken şöyle buyu­rurdu:

Eûzü billahil-azîmi ve bivechihi’î-kerîmi ve suîtânihi’l-kadîmi mineş-şeytânirrâcîmi.

Anlamı:

Allah’ın rahmetinden kovulmuş olan Şeytandan, Yüce Allah’a, kerîm zatına ve daimî olan kudretine sığınırım.

Peygamber buyurdu ki: “însan bu sözleri söydeği zaman, Şeytan: Bu adam diğer günlerde de benden ko­rundu. “[46]

  •  Enes’den (Radıyallahu Anh) rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

“Resûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem Mescide girdiği zaman:

Bismillâhi, Allâhümme salli alâ Muhammedin

Anlamı:

Allah’ın adıyla, Ey Allah’ım! Muhammed’e rahmet et.

derdi.

Mescidden çıktığı zaman da yine:

Bismillâhi, Allâhümme sallı alâ Muhammedin

derdi. [47]

Mescide girerken ve mescidden çıkarken Peygambere Salât getirmekle ilgili bu hadîsi, yine biz İbni Ömer’in rivayetinden naklettik.

  • Hazreti Hasan’ın oğlu Abdullah annesinden, annesi de Abdullah’ın büyük annesinden (Hazreti Fatıme’den Radıyallahu Anha) yapılan rivayette, Hazreti Fatıme şöyle demiştir: “Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mescide girdiği zaman Allah Tealâ’ya hamd ederdi ve Besmele getirirdi ve şöyle derdi:

Allâhümmeğfir lî veftah lî ebvâbe rahmeüke

Anlamı:

Allah’ım! Beni bağışla ve rahmetinin kapılarım bana aç.

Dışarı çıkınca da bunun gibi söyler ve şöyle bitirirdi:

Allâhümmeftah lî ebvâbe fadlike.

Anlamı:

Allah’ım! Bana ihsanının kapılarını aç.[48]

  •  Ebû Ümâme’den (Radıyallahu Anhu), o da Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den rivayet ettiğine göre, Peygamber (s.a.v) şöyle bu­yurdu:

“Sizden biriniz mescidden çıkmak istediği zaman, İblis’in askerleri çağ­rışırlar ve onları, arılar anaları etrafında toplandığı gibi bir araya getirip toplanırlar. Bunun için sizden biriniz mescidin kapısında durduğu zaman:

Allâhümme innî eûzü bike nıin iblise ve cünûdihi

Anlamı:

Allah’ım! Ben, İblis’den ve askerlerinden Sana sığınırım.

desin; çünkü bunu söylerse, artık ona zarar veremez.'[49]

Mescidde veya Camide Okunacak Dualar

 

Mescid içinde Allah’ı zikretmeyi çoğaltmak, tesbîh, tehlîl, tahmîd, tek­bîr ve bunlardan başka zikirlerde bulunmak müstehabdır. Yine çok Kur’ân okumak, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in hadîslerini okumak, fıkıh iimini ve diğer şeriat ilimlerini öğrenmek müstehabdır.

Allah Tealâ şöyle buyurur:

Bu nûr, o mescidlerde yakılır ki, onların yüce tamnmasını ve içlerinde isminin anılmasını Allah emretmiştir. Bu mescidlerde sabah ve akşam (mü­minler) Allah’ı tesbîh ederler, (beş vakit namaz kılarlar). Nice adamlar vardır ki, ne bir ticaret, ne de bir ahş-veriş, Allah’ı anmaktan, namazı gereği üzere kılmaktan ve zekât vermekten kendilerini alıkoymaz. Onlar bir günden korkarlar ki, o günde (kıyamette) kalbler ve gözler korkudan halden hale döner kıvranır.[50]

Yine Allah Teâlâ buyurur ki:

…Kim Allah’ın alâmetlerim (din işlerini) büyük tanırsa, muhakkak ki bu kalblerin takvâsındandır.[51]

Yine Allah Teâlâ buyurur:

Kim, Allah’ın korunmasını emrettiği şeylere hürmet gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için mutlak hayırlıdır.[52]

  •  Büreyde’den (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallalîahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

“Mescidler, bina edildikleri şey (zikir ve Kur’ân okumaktan ibaret iba­detler) için esastırlar.”[53]

  •  Enes’den (Radıyallahu Anh):

‘ ‘Mescid içinde idrar yapan bir Bedeviye, Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: “Bu mescidler, ne bu idrar ve ne pisliklerden ibaret hiç bir şey için mahal olamaz. Mescidler ancak Allah’ı zikretmek ve Kur’ân okumak içindir.”[54] Yahud Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun benzerini söylemiştir. (Namazda hem zikir, hem de Kur’an okumak olduğu için, camide namaz kılınmakla her iki ibâdet yapılmış olur.)

Mescidde oturana, îtikâfı (ibâdet niyeti ile beklemeyi) niyet etmek uygun düşer. Az bir zaman beklese dahi, bizim mezhebimizde (şafii) îtikâf olur. Öyle ki, alimlerimizden bir kısmı: Yürüyüp geçmek suretiyle mescide gi­ren kimse, beklemese dahi, onun îtikâfı sahîh olur, demiştir. Bu görüş sahibine göre, îtikâf faziletini elde etmek için, mescide uğrayıp geçenin îtikâfa niyet etmesi uygun olur. Bunun da en faziletlisi, kısa bir müddet bekleyip sonra geçip gitmektir.

Yine mescidde oturan kimsenin iyi gördüğü şeyleri tavsiye etmesi, kötü gördüğü şeylerden insanları alıkoyması uygundur. Böyle hareket etmekle, mescidler dışında olan insanlar görevli iseler de, mescidlere tazim, hürmet ve saygı gösterme bakımından buralarda görev daha kuvvetleşir.

Alimlerimizden biri demiştir ki, mescide girip de, ya abdestsizlikten, ya meşguliyetten ya da benzeri hallerden dolayı orada “Tahiyye-i Mescid Namazı (îki rekât mescide hürmet namazı) kılmak imkânını bulamayan kimsenin, dört defa:

Sübhânellâhi ve’î-hamdü lillâhi ve lâ ilahe illâhu vellâhu ekber

Anlamı:

Allah noksanlıklardan münezzehtir. Hamd, Allah’a mahsustur. AIlah’dan başka ilâh yoktur. Allah her şeyden büyüktür.

demesi müstehabdır. Selefden (önceki alimlerden) bir kısmı da bunu söylemiştir. Bunu söylemek­te bir beis yoktur.

[43] Müslim, Ebû Dâvud. Ncsâî.

[44] Bu hadis zayıftır. Bunun ravilerinden biri, El-Vazi’ b. Nafi’ El-Ukaylî’dir. Bu kimsenin zayıf bir ravi olduğunda ittifak vardır ve bu Münker bir hadîs’tir. (Ravisi zayıflar). İbn-İ Sünnî’nin kitabında, Ebû Saîd El-Hudrî’den (Radıyallahu Anh) Atıyyetü’l-Avf’ın aynı manada naklettiği hadis bize rivayet edilmiştir. Ancak Atıyye de zayıf bir ravidir.

[45] Müslim. Ebû Dâvud. Nesâî. tbn-i Sünnî. İbn-i Mâce. Hâkim.

[46] Ebû Dâvud. Bu hadis hasendir. Ebû Davud, sağlam bir isnadla bunu rivayet etmiştir.

[47] îbn-i Sünnî.

[48] İbn-i Sünnî. Tirmizî. İbn-i Mâce. Müsned-i Ahmed b. Hanbel.

[49] İbn-i Sünnî.

[50] Kur’ân-ı Kerim, Nûr Sûresi: 36-37.

[51] Kur’ân-ı Kerim, Hac Süresi: 32

[52] Kur’ân-ı Kerim, Hac Sûresi: 30

[53] Müslim.

[54] Müslim. Buhârî. Nesâî. İbn-İ Mâce.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir