Yemek Duaları

Yemek duası, Allah’ın verdiği yiyecek ve içecekler başta olmak üzere tüm nimetlere karşı şükretmenin bir göstergesi olarak yemek yendikten sonra yapılan dualardır.

Yemek duası yapmak, Hz. Muhammed'in ( S.A.S)  sünnetlerinden biridir.

Hz. Peygamber’in yemekten sonra yaptığı dualardan biri şöyledir:

Elhamdülillahillezi etamena ve sekana ve cealena müslimin. Allahümme barik lena fîh, ve etımnâ hayran minhü verzukna ve ente hayru’r-razikîn. Allahümme inna neselüke tamamen’nnimeti ve devame’l-afiyeti.

Bu duanın anlamı şöyledir:

Bize yediren, içiren ve Müslüman olmayı nasip eden Allah’a hamdolsun. Allah’ım! Bize, bu yediğimiz yemek sebebiyle bereket ver, hakkımızda bu yemeği mübarek kıl. Bize bu yemekten daha hayırlı olanını ver. Bize rızık ver. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın. Allah’ım! Biz, senden nimetin tamamını ve afiyetin devamını istiyoruz.

Bu yemek duasının dışında çeşitli biçimlerde yapılan yemek duaları da vardır.


YEMEK DUALARI

Bismillâhirrahmânirrahîm.Elhamdülillâhi’llezî yut’imu ve lâ yut’am. Ve menne’ aleynâ ve hedânâ ve at’amenâ ve sekânâ ve külle belâin hasenin eblânâ. Elhamdülillâhi’llezî at’amenâ mine’t-taâmi ve sekânâ mine’ş-şerâbi ve kesânâ mine’l-urâ vehedânâ mine’d-dalâli ve bassaranâ mine’l-‘amâ ve faddalenâ alâ kesîrin min halkihî tafdîlâ. Allâhümme ‘et’amte ve eşba’te ve eskayte ve erveyte fehenni’nâ ve zid ta’âmena ve bârik ta’âmenâ veşfi sudüranâ verhamnâ varda ‘annâ ve huz bi-eydînâ velâ tekilnâ ilâ enfüsinâ tarfete ‘aynin ebeden velâ ilâ ehadin sivâk. Allâhümme a’tınâ temâme ni’metike ve devâme ni’metik. Ve temâme âfıyetike ve devâme âfiyetik. Ve temâme tevfîkıke ve devâme tevfîkık. Ve temame mağfiratike ve devâme mağfiratike, Ve temame mahabbetike ve devame mahabbetik. Ve temâme ma’rifetike ve devâme ma’rifetik. Ve temâme rıdvânike ve devâme rıdvânik. Bi hurmeti ve taâmike habîbike yâ ekrame’l-Ekramîn. Allahümmec’alhâ ni’meten meşkûreten muttasılaten ilâ ni’meti’lcenneh. Allâhümme zid ve lâ tengus bi hurmeti’l-fâtiha.

Anlamı:

“Hamdolsun Allah’a ki, yedirir fakat kendisi yemeğe muhtaç değildir. O bize ikram etti. Bizi hidayete erdirdi. Bizi doyurdu, bizi suladı ve her güzelliğe kavuşturdu. Hamdolsun Allah’a ki, açlığımızı giderdi, susuzluğumuzu kandırdı, bedenimizi örttü, sapıklıktan kurtardı, körlüğümüzü giderdi. Yarattığı birçok mahlukata bizi üstün tuttu. Allah’ım! Yerdirdin doyurdun. İçirdin kandırdın. Bizi ferahlandır, rızkımızı arttır. Yemeğimizi bereketlendir. Gönüllerimize şifa ver. Bize rahmet et, bizden razı ol. Elimizden tut. Bizi asla nefsimize ve senden başkasına terk etme. Allah’ım! Bize nimetinin tamamını ve devamını, yardımının tamamını ve devamını, marifetinin tamamını ve devamını, muhabbetinin tamamını ve devamını, rızanın tamamını ve devamını ihsan et. Ey cömertler cömerdi! Habibin Muhammed (S.A.S) ve verdiğin rızık hurmetine. Allah’ım! Fatiha hurmetine nimetleri noksanlaştırma” demektir. Bu nimeti, şükrü eda edilmiş ve cennete kadar uzanan nimetlerden eyle.


El-hamdülillâhillezî, et’amte ve eşba’te ve eskayte ve erveyte fe henni’nâ ve bârik taâmenâ ve nevvir kulûbenâ, ve’r-hamnâ, ve’r-hamnâ, ve’r-hamnâ, vardi annâ, ve lâ tekilnâ ilâ enfüsinâ tarfete aynin ebeden Allâhümme a’tınâ temâme ni’metike ve devâme ni’metike ve temâme tevfikıke ve devâme tevfîkike, ve temâme muhabbetike ve devâme muhabbetike, ve temâme mağfiretike ve devâme mağfiretike, ve temâme rıdvânike ve devâme rıdvânike, bi hurmeti taâmike ve habîbike, yâ ilâhe’l âlemin ve’l hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn.

Anlamı:

Sana hamdolsun Allah’ım! Yedirdin, doyurdun, suladın kandırdın. İçimize sindir. Yemeğimizi bereketlendir. Kalplerimizi nurlandır. Bize rahmet et (üç kere) bizden razı ol, bizi göz açıp kapayıncaya kadar nefsimizle baş başa bırakma. Allah’ım! Bize nimetinin tamamını ve devamını, bağışlamanın tamamını ve devamını, rızanın tamamını ve devamını ihsan eyle. Rızkının ve sevgili Peygamberinin hürmetine ey âlemlerin ilahı. Hamd âlemlerin rabbı Allah’a hastır.

demektir.


El-hamdülillâhi’llezi et’âmenâ ve sakânâ ve cealenâ mine’l-müslimîn, el-hamdülillahi hamden, kesîren, tayyiben fîhi ğayre mükfiyyin ve lâ müvedde’in ve lâ müstağnen, anhü Rabbenâ.

Anlamı:

“Bizi doyuran, bizi sulayan ve bizi Müslüman kılan Allah’a hamdolsun. Bol, temiz, devamlı ve bereketli hamd Allah’a mahsustur”


El-hamdülillâhi hamden kesîren tayyiben, mübâreken, Allâhümme bârik lenâ fîmâ rezaktenâ va’ğfir lenâ ver’hamnâ ve et’ımnâ hayran minhü, Allâhümme’ec-alhü nı’meten meşkûreten muttasılaten ilâ ni’met’il-cenneh, Allâhümme zid ve lâ tenkus bi hurmeti-Seyyid-il Mürselin, v-elhamdü lillâhi Rabb-il Âlemîn.

Anlamı:

“Güzel, bol ve temiz övgüler Allah’a mahsustur. Allah’ım! Bize verdiğin rızkı bereketli kıl, bizi bağışla, bize merhamet et, daha güzel nimetler ihsan et. Allah’ım! Bu rızkı, şükrü edâ edilmiş ve cennete kadar uzanan bir nimet kıl. Peygamberlerin Efendisi hürmetine Allah’ım arttır, eksiltme! Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur”

demektir.


Kısa Yemek Duası

El-hamdülillâhi et’amenî hâze’t-taâme ve razakanihi min ğayri havlin ve lâ kuvvetin minnî.

Anlamı:

“Hamdolsun Allah’a ki, benim hiçbir güç ve kuvvetim olmadığı halde bu yemeği bana ikram etti, rızıklandırdı”

demektir.

Ebû Saîd el-Hudrî’den (r.a.) rivayet olunduğuna göre, Nebî (s.a.v.) yemeğini bitirdikten
sonra şöyle dua etmiştir:
Peygamberimizin Yemek Duası Okunuşu:

“Elhamdü lillâhi’l-lezî et’amenâ ve sekânâ ve ce’alenâ müslimin.”

Peygamberimizin Yemek Duası  Manası:

“Bizi yediren, içiren ve Müslümanlardan kılan Allah Teâlâ’ya hamdolsun…”

(Ebû Dâvûd, Sünen, nr. 3850; Tirmizî, Sünen, nr. 3457.)


Dinimize göre yemek yerken nelere dikkat etmeliyiz? Yemek adabı ve yemek ile ilgili hadisler.

İslamda yemek adabı: Her şeyin bir adabı, kuralı vardır. Bu kurallara riayet etmek hem düzeni sağlar ve hem de insana ibadet sevabı kazandırır.

Dinimize göre yemek yerken şunlara dikkat edilmelidir;

Yemeğe başlarken niyet:

Yemeğe başlarken, Allah u teâlâya ibadet etmek, Onun kullarına faydalı olmak, dinimizi, ebedi saadet ve huzur yolunu bütün insanlara yaymak için kuvvet elde etmeye niyet etmeli.

Yiyip içmenin, yemek yemenin farzları:

1- Yiyince doymayı, içince kanmayı, Allah u Teâlâ’dan bilmek.
2- Helâlinden yiyip içmek
3- O yemekten kuvveti geçinceye dek, Allah u teâlâya kulluk etmek.
4- Eline geçene kanaat etmek

Yiyip içmenin, yemek yemenin haramları:

1- Karnı doyduktan sonra, tıka basa yemek,
2- Sofrada çalgı, yabancı kadın, içki, kumar gibi haram şeyler bulundurmak.
3- Yemekte israf etmek,
4- Ziyafete davetsiz gitmek,
5- Başkasının malını izinsiz yemek,
6- Vücuda hastalık verecek şeyi yemek,
7- Gösteriş için yemek hazırlamak ve hazırlanan yemeği yemek
8- Adadığı şeyi yemek
9- Başkasının malını haksız olarak yerken besmele çekmek

Yiyip içmenin, yemek yemenin sünnetleri:

1- Yiyip içmeye başlarken Besmele çekmek, [Herkese hatırlatmak için yüksek sesle söylenebilir.]
2- Yemeğin sonunda (Elhamdülillah) demek,
3- Yemekten önce ve yemekten sonra el yıkamak, [Yemekten önce gençler, yemekten sonra önce yaşlılar el yıkar.]
4- Sağ elle yiyip içmek,
5- Tabağın kenarından, kendi önünden yemek,
6- Sağ ayağı dikip, sol ayaküstüne oturmak,
7- Yemekten önce su içmek, yemek bittikten sonra hemen su içmemek,
8- Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmek, [Bu şifadır. İlk ve son lokma ekmekle yapılır ve ekmekteki tuza niyet edilirse, bu sünnet yerine getirilmiş olur.]
9- Elle yenebilenleri, üç parmakla yemek,
10- Kapta kalanı sıyırıp yemek, [Hoşaf, ayran gibi şeylerin artığına su koyup, çalkalayıp içmek çok sevabdır. Sonra yemek şartıyla, tabakta, bardakta artık bırakmak caizdir. Resulullah efendimiz, müminin artığını yemeyi severdi.]
11- Elini yıkamadan önce, parmaklarındaki yemek artıklarını yalamak,
12- Yemekten sonra dişleri, misvak veya kürdanla temizlemektir. Dişler arasından kürdanla çıkarılan şeyleri yutmamalıdır. [Bu temizliği musluk başında yapıp, diş arasından çıkan kırıntıları, lavaboya atmalı, sofrada bulunanları iğrendirmemelidir.]

Yiyip içmenin, yemek yemenin müstehabları:

1- Sofrayı yere kurmak,
2- Elbisesi temiz olarak sofraya oturmak,
3- Arpa ekmeği yemek,
4- Ekmeği elle parçalamak. Ekmek bıçakla kesilebilirse de, bıçakla lokma haline getirilmez. Yemeği başkası için, bir yaşlı için hazırlayan, onun yiyebileceği şekilde lokma hâline getirebilir.
5- Ekmek ufaklarını zayi etmemek,
6- Sirke yemek,
7- Lokmayı küçük almak,
8- Lokmayı iyice çiğnemek.

Yiyip içmenin, yemek yemenin mekruhları:

1- Sol eliyle yiyip içmek,
2- Yiyeceği yemeği koklamak,
3- Besmeleyi terk etmek. [Yemek arasında da olsa hatırlayınca Besmele (Bismillahi evvelihi vel ahiri ) çekmelidir.]
4-Yerken hiç konuşmamak, [Ateşe tapanların âdetidir. Neşeli şeyler konuşmalıdır.]
5-Küflü ekmek, kokmuş yemek ve su mekruhtur.

Yiyip içerken, yemek yerken dikkat edilecek diğer hususlar:

1- Ekmeğin içini yiyip kabuğunu bırakmak, pişkin yerini yiyip, gerisini bırakmak israftır. Kalanı başkası veya hayvan yerse israf olmaz.
2- Yol üstünde, ayakta, yürürken yiyip, içmemelidir.
3- Sağına, soluna, havaya bakmamalı, lokmasına ve önüne bakmalıdır.
4- Yiyip içerken ağzını çok açmamalıdır.
5-Sofrada elini, üstüne, başına sürmemelidir.
6-Öksüreceği ve aksıracağı zaman, başını geriye çevirmelidir.
7-Davette çağırılmadan, sofraya oturmamalıdır.
8-Sofrada herkesten çok yememelidir.
9-Açken de, yavaş yavaş yemelidir.
10-Önce büyükler başlamalıdır.
11-Üçten çok (Ye!) diyerek, kimseye sıkıntı vermemelidir.
12-Ev sahibinin sofraya oturmayıp hizmet etmesi caizdir. Birlikte yediği zaman, misafirleri doymadan, yemekten elini çekmemelidir.
13-Yemekte korkunç ve iğrenç şeyler söylememelidir. Ölümden, hastalıktan, Cehennemden konuşmamalıdır.
14-Misafir, sofraya gelen yemeklere dikkati çekecek şekilde bakmamalıdır.
15-Bir lokmayı yutmadan önce, ikinciyi eline almamalıdır.
16-Yemek arasında, bir şey için, hatta namaz için, sofradan kalkmamalıdır. Namazı önce kılmalıdır. Eğer, hazırlanmış yemekler soğuyacak veya bozulacaksa ve namaz vakti, yemekten sonra kılmaya elverişliyse, namazdan önce yemelidir.
17-Yemek kaldırıldıktan sonra, sofradan kalkmalıdır.
18-Ev sahibinin, misafire lokma uzatması ve eline su dökmesi iyi olur. Şimdi musluklar olduğu için su dökmeye gerek kalmaz. Elini kurulaması için havlu tutabilir.
19-Yemekten sonra ev sahibine, bereket, rahmet ve mağfiretle dua edilir. Giderken izin istenir. Siz de bize buyurun denir.
20-Ağzında, elinde et, yemek kokusu varken yatmamalıdır.
21-Çocukların elini de yıkamalıdır.
22-Tokken yatmamalıdır.
23-Yiyecek ve içecek kapları, kapaklı olmalıdır.
24-Nehirden, havuzdan eğilip, ağızla içmemelidir.
25-İçi görünmeyen ibrik, testi gibi kapların ağzından içmemelidir. Bardağa koyup içmelidir.
26-Fincanın, bardağın kırık yerinden ve sap kısmından içmemelidir.
27-Akşam yatarken yiyecek ve içecek kaplarının üstü örtülmelidir.
28-Müslüman’ın ve hele salih insanların artığını içmek bereketlidir.
29-İhtiyaçsız fâsıklarla birlikte yiyip içmemelidir.

Sıcak yemenin yemenin zararları

1-Kulağı sağır olmaya sebep olur.
2-Benzi sarı olur.
3-Gözlerinin feri olmaz.
4-Dişleri sararır.
5-Ağzının lezzeti olmaz.
6-Karnı doymaz.
7-Anlayışı azalır.
8-Aklı az olur.
9-Hastalığa sebep olur.

Hadis-i şerifte,

İyiliklerin başı açlıktır. Kötülüklerin başı tokluktur.

buyruldu.

Yemeğin tadı, açlığın çokluğu kadar artar. Tokluk, unutkanlık yapar. Kalbi kör eder, alkollü içkiler gibi, kanı bozar. Açlık, aklı temizler, kalbi parlatır.
Hadis-i şerifte buyruldu ki,

İnsan kalbi, tarladaki ekin gibidir. Yemek, yağmur gibidir. Fazla su, ekini kuruttuğu gibi, fazla gıda kalbi öldürür.

Bir hadis-i şerifte,

Çok yiyeni, çok içeni Allah u teâlâ sevmez

buyruldu. Çok yemek, hastalıkların başı, az yemek [yani perhiz etmek] ilaçların başıdır.

Midenin üçte biri yemeklere, üçte biri içeceklere ayrılmalıdır.
Üçte birinin hava payı, yani boş olması, en aşağı derecedir. En iyi derece, az yemek ve az uyumaktır.

Su içme adabı

Suyu sağ elle içmelidir.

İçeceği suya bakıp, sonra içmelidir.

Üç nefeste içmelidir.

Soluğu suya değil, bardağın dışına vermeli, nefes verirken, bardağı ağızdan çekmelidir.

Yazın, serin içmelidir.

Çok soğuk içmemelidir. Resulullah efendimiz, serin şerbet içmesini severdi. (Ayakta içmeyiniz!) buyururdu.

Zemzem suyu, abdest aldıktan sonra kalan su ve ilaç yutmak için içilen su, ayakta içilebilir. Yolcu, her suyu ayakta içebilir. Aç karna su içmemelidir.

Suyu yavaş yavaş emer gibi içmelidir. Ağzı doldurarak içmemelidir. Suyun hepsini bir solukta içmemelidir.
Kaynar şeyi, soluyarak içmemeli. Soğutup, sonra içmelidir. Suya bir şey düşerse, parmakla veya kürdanla almak kolaysa almalı, alınamazsa, suyun bir parçasını dışarı dökerek gidermelidir.

Hadis-i şerifte,

Günahı çok olan, çok su dağıtsın!

buyuruldu.

Birkaç kişiye su verirken, önce âlimlere, sonra yaşlılara, en son çocuklara verilir. Yerken, yürürken, otururken de, bu sıra gözetilir.

Kendisi sonra içmelidir. Yanında oturanlara bir şey verirken, kendi sağında olandan başlanır. Sonra, onun sağındakine olarak devam edilir. Sağdakinin izniyle önce soldakine verilebilir.

Doymadan sofradan kalkılır, acıkmadan ve sofra haricinde yemek yenmez. Su her zaman içilir.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

Ya Ali, yemeğe tuz ile başla! [Şir’a]

Su veya çay içerken bir kısmını bırakmamalı veya yemek yenince az bir şey bırakmamalıdır. Çünkü

Resulullah efendimizin önüne konan yemekten hiç artmazdı. (İ.Ebiddünya)

Sofraya edepli bir şekilde oturmalı ve bu edebi sonuna kadar muhafaza etmelidir! Resulullah efendimiz yer sofrasına bazen diz çöker, bazen de sağ ayağını bükerek sol ayağı üzerine oturup buyururdu ki:

(Yaslanarak yemek yemem! Ben ancak, Allah u teâlânın bir kuluyum; köle nasıl yerse öyle yer, nasıl oturursa öyle otururum.) [Buhari]

Yaslanarak yemek yemek haram veya mekruh değildir. Başkalarının yanında mazeretsiz yaslanmak edebe aykırıdır. Sandalyede dayanarak yemekte de mahzur yoktur. Kibirli şekilde yemek uygun değildir. Dayanınca rahat ediliyorsa dayanılır. Önemli olan başkalarına hava atmamalı, kibirli oturmamalı, rahat oturmalı.

(Suyu ayakta içmeyin, vücuda zararlıdır. Yalnız abdestten artan su ve zemzemi şerif ayakta içilebilir.)

 

(En kötü yemek, zenginlerin davet edilip, fakirlerin davet edilmediği ziyafetteki yemektir.) [Buhari]

İyi hazmetmek için çok çiğnemek, yani ağır ağır yemek gerekir. Yemeği iyi çiğneyerek yemek sünnettir. Bu sünnete uyunca, mide ağrısı, gaz gibi şikâyetler görülmez.

(Çok az da olsa akşam yemeğini yiyin, çünkü akşam yemeğini terk etmek yaşlanmaya sebeptir.) [Ebu Nuaym]

Acıkmadan önce, günde ikinci defa yemek israftır, fakat acıkınca üç hattâ dört kere yemek israf olmaz. Hazret-i Âişe validemiz anlatır:

Günde ikinci defa yemek yiyordum. Resulullah, (Ya Âişe, günde iki kere yemek israftır. Allah u teâlâ, israf edenleri sevmez!) buyurdu. (Beyheki)

 

(İftarda, sahurda ve misafirle beraber yenen yemekten dolayı sorgu sual olmaz.) [Deylemi]

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.